YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/3567
KARAR NO : 2017/6007
KARAR TARİHİ : 01.11.2017
MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 23/11/2015 tarih ve 2014/234-2015/265 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı TPE vekili ile diğer davalı … vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin markası olan … markasının 1’den 45’e kadar olan tüm sınıflarda yer alan mallar ve hizmetler için tescil edildiğini, davalı tarafından “…” ibaresi ile 25. Sınıfta yapılan başvurunun ilanına yapılan itirazın YİDK tarafından red edildiğini, “…” markaları ile davaya konu olan … markasının ayırt edilmeyecek derecede benzerlik arz ettiğini, yine davalı markasının müvekkili şirket markasının tanınmışlığından yararlanacağını ve müvekkili markanın sahip olduğu itibar ve ayırt ediciliği zedeleyeceğini belirterek 556 sayılı KHK’nın 8/1-b ile 8/4 ve 7/1-i maddeleri gereğince YİDK kararının iptaline, davalı markasının sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı TPE vekili, davaya konu olan “…” ibareli marka ile davacı adına tescilli “…” ibaresini münhasıran veya esas unsur olarak içeren muhtelif markalar arasında ayırt edilmeyecek derecede benzerlik olduğu, bu durumun iltibasa neden olacağı iddiasının yerinde olmadığını, davaya konu olan markanın tanınmışlığı iddia olunan “…” ibareli markalar ile KHK’nın 8/4 durumları doğuracak bir ilişki içinde olduğu iddiasının da yerinde olmadığını belirterek açılan davanın reddini talep etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin uzun süredir tekstil işinde olduğunu, ürettiği konfeksiyon eşyaları için …’da yerleşim birimi ve ırmak ismi olan “…” ismini marka olarak seçtiğini, davacının ürünlerinin genelde gıda, temizlik vs. malzemeler olduğunu, tekstile ilişkin … markalı ürünlerle karıştırılabilecek herhangi bir ürün bulunmadığını, … markasının tekstil konusunda bir marka değeri olmadığını, bundan yararlanma düşüncesi olmadığının açık olduğunu, sıradan tüketicinin … markalı ürünü almak için …-… … gitmesi gerektiğini bildiğini, her iki firmanın müşterilerinin de markaları karıştırma ihtimalinin bulunmadığını savunarak açılan davanın reddini istemiştir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre, davacı markasının 556 sayılı KHK’nın 8/4. maddesi gereğince tanınmış marka olduğu, davalının … ibareli markası ile davacının … esas unsurlu markalarının benzer olduğu ve davalı markasının kapsadığı tüm malların davacının … ibareli markası kapsamında bulunduğu; bu sebeple de taraf markaları arasında aynı KHK’nin 8/1-b maddesi anlamında “karıştırılma ihtimali” bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı davalı TPE vekili ile diğer davalı … vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı TPE vekili ile diğer davalı … vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı TPE vekili ile diğer davalı … vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, istek halinde aşağıda yazılı 27,00 TL harcın temyiz edene iadesine, 01.11.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.