Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2016/3579 E. 2017/5930 K. 31.10.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/3579
KARAR NO : 2017/5930
KARAR TARİHİ : 31.10.2017

MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 02/12/2015 tarih ve 2015/209-2015/271 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 9, 35, 36 ve 38. sınıf hizmetler yönünden “TURKISH BANK” ibareli markanın tescili istemiyle yapmış olduğu 2010/70230 sayılı başvurunun 556 sayılı KHK’nın 7/1-b ve c maddeleri uyarınca reddedildiğini, anılan ibarenin müvekkilinin unvanının asıl unsuru olup, müvekkiline unvanında ve bankacılık ile finans sektöründe tüm işlemlerinde kullanılmak üzere özel izinle verildiğini, markanın müvekkili tarafından kullanılmak suretiyle ayırt edicilik kazandığını ileri sürerek, TPE YİDK’in 11.4.2013 tarih, 2013-M-1272 sayılı kararının iptali ile başvurunun reddedilen ve 9, 35 ve 36. sınıfta yer alan hizmetler yönünden de kabulü ile müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, YİDK kararının usul ve yasaya uygun olduğunu ayrıca, davacının marka başvurusunun tesciline karar verilmesi talebinin de reddi gerekirken davanın kabulüne hükmedilmesinin hatalı olduğunu zira, tescil işleminin idari bir işlem olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece Dairemiz bozma ilamı, iddia, savunma, tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafın TPE YİDK’in 2013-M -1274 sayılı kararının iptaline ilişkin talebin kabul edildiği ve kesinleştiği, bu nedenle bu konuda karar verilmesine yer olmadığı, tescil talebinin YİDK kararının iptalinden sonra fer’i nitelikte bir talep olduğu, YİDK kararının iptali sonucunda yapılması gereken idari bir iş olduğundan bu konuda karar verilmesine yer olmadığına ve bu açıdan buna bağlı olarak da vekalet ücreti ve yargılama gideri konusunda da karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Davacı tarafça TPE YİDK kararının iptali ile birlikte başvuruya konu markanın sicile tescili de talep edilmiştir. Dava konusu uyuşmazlık, 556 sayılı KHK’nin 53. maddesi kapsamında TPE YİDK kararının iptali ile birlikte ayrıca müstakil bir talep niteliğindeki başvuru konusu ibarenin sicile tescili davasını da içeren objektif dava birleşmesi niteliğindedir. Mahkemece 556 sayılı KHK’nin 7. maddesine dayanan mutlak red sebebi ile başvurunun reddine ilişkin TPE YİDK kararının iptaline karar verilmiştir. Bu durumda ikinci talep yönünden anılan KHK hükümlerine göre tescil işlemlerinin devam edeceği ve bu aşamada sicile tescilin mümkün olmayacağı gerekçesi ile bu hususa yönelik talebin reddine ve bu davaya ilişkin olarak da davalı lehine vekalet ücreti ve yargılama gideri hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş hükmün temyiz eden davalı lehine bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz eden davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 31/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.