YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/3626
KARAR NO : 2017/5599
KARAR TARİHİ : 23.10.2017
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 29/05/2014 tarih ve 2013/888-2014/597 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkilinin yetkilisi olduğu …Tic. Ltd. Şti.’e ait olan fabrikadaki demirbaşların müvekkili ile davalı arasında yapılan 25/02/2013 tarihli satış sözleşmesi ile davalıya devredildiğini, satış bedeli olan 420.000,00 TL’nin 180.000,00 TL’sinin davalı tarafça müvekkiline ödenmesine rağmen sözleşmeye 210.000,00TL ödenmiş gibi yazıldığını, 210.000,00 TL’nin ise 2-3 ay içerisinde ödenmesi hususunda tarafların anlaştığını, ancak davalının kalan 210.000,00 TL’yi ödemediğini, bunun üzerine müvekkili tarafından başlatılan icra takibe davalının haksız olarak sözleşmedeki imzayı inkar ederek itiraz ettiğini, sözleşmedeki imzanın davalıya ait olduğunu, davalının haksız ve kötü niyetli olduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 210.000,00 TL’nin icra takibi tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; …Tic. Ltd. Şti. tarafından işletilen fabrikanın mülkiyetinin müvekkiline ait olduğunu, davacı tarafından fotokopisi sunulan sözleşmedeki imzanın müvekkiline ait olmadığını, ayrıca sözleşme içeriğinin gerçekleri yansıtmadığını, aksine davacının müvekkiline borçlu bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davacı tarafından sunulan sözleşmedeki imzanın davalı tarafından inkar edildiği, imza incelemesinin yapılabilmesi için sözleşmenin aslının gerektiği, davacı tarafa davaya konu satış sözleşmesinin aslını sunması için kesin süre verildiği, ancak davacı vekilinin belge aslının müvekkiline hiç verilmediğini bu nedenle belge aslının ellerinde bulunmadığı ileri sürdüğü, davalının sözleşmedeki imzayı kabul etmediği ve fotokopi üzerinden imza incelemesi yapılamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, ticari işletmedeki demirbaş satış sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. Mahkemece, davalının sözleşmedeki imzayı kabul etmediği, belge aslının da ibraz edilmediği, fotokopi üzerinden de imza incelemesi yapılamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, davalı vekili, cevap dilekçesi ile sözleşmedeki imzayı ve sözleşmenin içeriğini inkar etmesine rağmen, davacının müvekkiline olan borçlarını ödemediğini ve demirbaşların bu nedenle borca karşılık devredildiğini savunarak demirbaşların devrini kabul etmiştir. Ayrıca, dosya kapsamında bulunan … 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2013/519 esas sayılı dosyasında davalı tarafından verilen müşteki beyanında, mülkiyeti kendisine ait fabrikadaki demirbaşların 25/02/2013 tarihli sözleşme ile davacı …’den devralındığı belirtilmiştir. Yine … Cumhuriyet Başsavcılığı’nın soruşturması kapsamında alınan ifadesinde de, fabrikadaki demirbaşların davacıdan devralındığını ve karşılığında ise kira alacağından vazgeçildiğini ve üç adet arsanın verildiğini, böylece borcun ödendiğini beyan etmiştir. Bu durumda, mahkemece taraflar arasında sözleşmenin fiilen gerçekleştiği ve demirbaşların davalıya devredildiği kabul edilerek, davalının demirbaşların borca karşılık devralındığı yönündeki savunması karşısında bunu ispatlaması için süre verilip, devredilen demirbaşların rayiç bedelleri tespit edilerek tarafların tüm delilleri toplandıktan sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 23/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.