YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/3710
KARAR NO : 2017/6108
KARAR TARİHİ : 13.11.2017
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … 8. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 29/09/2015 tarih ve 2014/1196-2015/597 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin …. Tic. Ltd. Şti’nin ortağı olduğunu, diğer ortağın ise davalı olduğunu, müvekkilinin 11.03.2011 tarihinde şirket ortağı olduğunu, bir süre aktif görev almasına rağmen 2012 yılından itibaren yurt dışında çalışmaya başladığını, şirket işleri ile ilgilenemediğini, şirket işlerinin davalı tarafından yürütüldüğünü, davalı yönetici ortağın müvekkilinin talep etmesine rağmen hesap ve bilgi verme yükümlülüğünü yerine getirmediği gibi müvekkiline karşı hasmane tutum takındığını, şirketin gayrifaal olduğunu, müvekkilinin ortaklıktan ayrılmak isteğine ilişkin noter vasıtasıyla ihtarname keşide ettiğini ancak bir sonuç alamadığını ileri sürerek müvekkilinin ortaklıktan çıkmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, şirketin faal olup, tarafların ortak olduğu, davalının şirketi temsile yetkili müdür olarak atandığı, davacının haklı sebep olarak şirket işleri hakkında bilgi verilmemesini, şirketin faal olmamasını, şirket defterleri ve belgeleri üzerinde inceleme yapmasına izin verilmemesini, güven ilişkisinin zedelenmesini gösterdiği, şirket ana sözleşmesinde çıkmaya ilişkin bir hüküm bulunmadığı, şirket ortağının bilgi alma ve inceleme talebinin müdürler tarafından karşılanması gerektiği, ancak ortağa genel bir inceleme hakkı verilmediği, ortağın somut olarak neyi incelemek istediğini bildirmesi gerektiği, davacı ihtarında inceleme ve bilgi alma hakkının ihlal edildiğini belirmiş olsa da somut olarak hangi konuda bilgi alma ve inceleme yapma hakkını kullanmak istediğini belirtmediği, davacının ortak olduktan sonra ortaklar kurulu toplantılarına katıldığı, kararların davacı ortağın iştiraki ve olumlu oyu ile alındığı, davacının iddiaları ile ilgili gündem maddesi veya muhalefet şerhi bulunmadığı, son olarak şirket ana sözleşmesinin maksat ve konu başlıklı 2. maddesinin değiştirilmesine davacının olumlu oyu ile karar verildiği, ayrıca şirket şubesinin açılmasına karar verildiği gerekçesiyle ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve şirket iki ortaklı olduğundan diğer ortağa husumet yöneltilmişse de, husumetin şirkete yöneltilmiş olduğunun kabulünün gerekmiş olmasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 3,70 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 13/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.