Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2016/3724 E. 2017/5751 K. 25.10.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/3724
KARAR NO : 2017/5751
KARAR TARİHİ : 25.10.2017

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 04/11/2015 tarih ve 2014/987-2015/721 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili bankadan kullanılan kredinin teminatı olarak üçüncü kişi …’na ait taşınmaz üzerine müvekkili lehine 26.06.2007 tarihinde 41.000 Euro değerinde birinci derece ipotek tesis edildiğini, kredi borcunun ödenmemesi nedeniyle ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile icra takibi başlatıldığını, takibin kesinleşmesinin ardından 23.08.2010 tarihinde yapılan ihale sonucunda dosya alacağına mahsuben taşınmazın 26.000,00 TL bedelle davacıya ihale edildiğini, bu sırada taşınmazın hükmen kamulaştırıldığını, kamulaştırma bedelinin ödenmesi için … 1. Asliye Hukuk Mahkemesine 04.07.2012 tarihinde müracaat edildiğini, 101.209,25. TL kamulaştırma bedelinden yapılan müracaat üzerine 11.769,00 TL ödendiğini, kalan 89.590,68 TL’nin dosya kapsamında … Bankası … Şubesine yattığının ve 03.02.2011 tarihinde …’na ödendiğinin bildirildiğini, davalı bankanın davacıya ödemesi gereken kamulaştırma bedelini üçüncü kişiye ödemekle kusurlu olduğunu ileri sürerek 89.590,68 TL’nin, üçüncü kişiye ödeme yapılan tarih olan 03.02.2011 tarihinden itibaren en yüksek reeskont faizi ve BSMV ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, mahkeme kararında kamulaştırma bedelinin hak sahibine ödenmemesi konusunda herhangi bir kısıtlama olduğunun belirtilmediğini, bankalarına müracaat eden ve mahkeme kararında hak sahibi gözüken kişiye ödeme yapılmasında davalıya yüklenecek bir kusur bulunmadığını, davalı bankanın kendiliğinden tapu takyidatlarını isteyerek çekişme bulunup bulunmadığını kontrol etmesinin hukuken mümkün bulunmadığını, davacının alacağını öncelikle ödeme yapıldığı iddia edilen kişiden talep etmesi gerektiğini, hiç bir kişiye ve kuruma başvurulmadan davalı aleyhine dava açılamayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, asliye hukuk mahkemesi dosyası içerisinde Tapu Sicil Müdürlüğü tarafından gönderilen tapu kaydında davacı lehine tesis edilen 26.06.2007 tarihli ipotek şerhi ile 17.11.2008 tarihli İ.İ.K.’nın 150/c şerhinin bulunmasıyla birlikte mahkemenin gerekçeli kararında ve hüküm kısmında şerhlerle ilgili olarak herhangi bir açıklama yapılmadığı, tapu kaydında bulunan davalıya ait ipotek şerhinin hükmedilen bedele yansıtılmadığı, Tapu Sicil Müdürlüğü tarafından icra dosyasına kamulaştırma şerhinin 24.11.2010 tarihinde, henüz … Bankası tarafından kamulaştırma bedeli …’na ödenmeden bildirildiği halde, davacının asliye hukuk mahkemesi dosyasına müdahil olmadığı, mahkeme ilamında gösterilen şahsa ödeme yapmasında, davalı … A.Ş’nin herhangi bir kusurunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2,20 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 25/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.