YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/3875
KARAR NO : 2017/6205
KARAR TARİHİ : 15.11.2017
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 10/11/2015 tarih ve 2014/667-2015/682 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin temsil yetkisinin …’da olduğunu, yetkilinin müvekkili ve diğer ortaklar aleyhine iyiniyete aykırı kararlar vererek ortaklığı çekilmez hale getirdiğini, ortaklardan ….’ın … Asliye Ticaret Mahkemesinde açmış olduğu davada ortaklıktan ayrılmasına ve kâr payı ödenmesine karar verildiğini, bu kararla …’nın diğer ortaklara kesinleşen mahkeme kararıyla sabit olan ticari iyiniyete aykırı davranışlarının olduğunu, ayrıca müvekkilinin şahsi kullanımında olan aracın bedelinin müvekkili tarafından ödendiğini, şirketten ayrılırsa bedelsiz devredileceğinin bütün ortaklarca bilindiğini, hisse devri için şirket çalışanına vekalet verdiğini, ancak hissenin devredilip devir bedelinin ödenmediğini, bu devrin şirket çalışanı ile …’nın gizli anlaşması ile usulsüz olduğunu, … Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından hesaplanan kar paylarının dağıtılması gerektiğini, ihtara rağmen davalının ödemeyeceğini bildirdiğini, müvekkilinin davalı şirketten doğmuş doğacak alacaklarının, hisse devrinin hukuken geçerli olup olmadığının tespiti ve hisse devri gerçek bedelinin 6100 sayılı yasanın 107/3 fıkrası gereğince hesaplanmasını, kâr payı alacağının 10.000 TL’sinin temerrüt tarihinden itibaren faizi ile davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının ortaklık hisselerini devri nedeniyle payına bağlı haklar ve borçların payı devralana geçtiğini, bu nedenle aktif husumet yokluğundan davanın reddi gerektiğini, yine muhatabın davalı şirket olmayıp, devir sözleşmesindeki ismi yazılı kişiler olduğunu, pasif husumet yokluğundan da reddi gerektiğini, davacının 03/02/2012 tarihli vekaletnamesi ile davalı şirketteki hisselerini …’ya istediği bedelde devretmesi için dava dışı …’a vekaletname verdiğini ve …’ın da 27/02/2012 tarihinde …’ya aktif ve pasifiyle davacının hisselerini devrettiğini davacının ehliyeti kalmadığını, davacının örnek olarak gösterdiği … Asliye Ticaret Mahkemesindeki davacı ….’ın şirket müdürlüğünden azledilmesine ilişkin ortaklar kurulu kararında davacının kendi imzasının da bulunduğunu belirterek, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, davacının 02/06/2008 tarihinde kurulan davalı şirkette %5 hisse ile şirket ortağı olduğu ve 27/02/2012 tarihli Noterden yapılan hisse devir sözleşmesi ile bu hissesini yine davalı şirketin ortağı olan kişiye 11.000,00 TL bedelle devrederek devir bedelini de aldığı belli olduğu, davacının bilirkişi raporu ile belirlendiği üzere talep ettiği pay devri, devir bedeli, kâr payı isteği ve ayrılma akçesini talep etme hakkı bulunmadığı, davanın davacı tarafından kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davacının iddia ettiği hisse devir bedelinin devir sözleşmesinin tarafı olmayan davalı şirketten talep edilemeyecek olmasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2,20 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 15/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.