YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/4102
KARAR NO : 2017/6331
KARAR TARİHİ : 20.11.2017
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 15/12/2015 tarih ve 2015/200-2015/863 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı, davalının borcu nedeniyle 15.11.2007 tanzim tarihli 30.12.2007 vadeli 4.000,00 TL ve 31.1.2008 vade tarihli 3.000,00 TL bedelli bonoları düzenleyip kendisine verdiğini, bonoların vadesinde ödenmemesi nedeniyle Niksar İcra Müdürlüğü’nün 2008/843 Esas sayılı dosyasında davalı aleyhine takip başlattığını, davalının bonolar üzerindeki imzaya itiraz etmesi nedeniyle … İcra Hukuk Mahkemesi’nce yapılan yargılama neticesinde 2008/61 Esas 2011/6 karar sayılı ilam ile icra takibinin durdurulmasına karar verildiğini, ancak bu dosyada alınan bilirkişi raporlarının yetersiz olduğunu ileri sürerek dava konusu senetlerden kaynaklı alacağın vade tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, zamanaşımı itirazında bulunmuş davacının iddialarının yersiz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyularak, Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi Adli Belge İnceleme Şubesi’nden alınan 14/10/2015 tarihli bilirkişi raporunda; inceleme konusu senetlerde davalıya atfen atılı basit tersimli borçlu imzaları ile davalıya ait mukayese yazı ve imzalar değerlendirildiğinde aralarında tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından uygunluk ve benzerlikler saptandığından söz konusu imzaların kuvvetle muhtemel davalının eli ürünü olduğunun rapor edildiği, davacının davalı ile imzalamış olduğu belgelere istinaden dava konusu bonoları aldığı, dava konusu senetlerdeki imzaların davalıya ait olduğu, bonoların kambiyo hukuku açısından zamanaşımına uğradığı, ancak temel ilişkiden kaynaklanan alacağın devam ettiği, bonoların açık bir borç ikrarını içerdiği ve temel ilişkide davacının 7.000 TL alacağının bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalının bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalının bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 358,63 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 20/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.