Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2016/4106 E. 2017/6394 K. 21.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/4106
KARAR NO : 2017/6394
KARAR TARİHİ : 21.11.2017

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 16/02/2016 tarih ve 2013/37-2016/163 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkili adına tescilli havlu tasarımının davalı tarafça taklit edilerek kullanıldığını, davalıya taklit tasarımlı malların üretiminin durdurulması için ihtarname gönderildiğini, buna rağmen ürünlerin üretiminin durdurulmadığını, davacıya ait tasarımları kullanması için davalıya verilmiş izin veya icazetin bulunmadığını, ürünlerin taklit edilmesi sonucu davacının kazanç kaybına uğradığını, ticari itibarının zedelendiğini ileri sürerek maddi ve manevi tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; tasarımın yeni olmadığını, var olanlardan bir farkının bulunmadığını, ayırt edici özelliğinin bulunmadığını, müvekkilinin tasarımın başkası adına tescilli bir tasarım olduğunu bilmediğini, müvekkilinin kusurunun olmadığını beyanla davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; davacının tasarımı ile davalının dava konusu havlu deseni bilgilenmiş kullanıcı gözü ile bakıldığında genel izlenim itibariyle karıştırılmaya sebebiyet veren bir benzerliğin olduğu, davacıya ait endüstriyel tasarım hakkına tecavüz olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne 2.500 TL maddi ve 3.000 TL manevi tazminata fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına her ne kadar mahkemece maddi tazminat yönünden 554 sayılı Tasarım KHK’nın 52/b maddesi ve manevi tazminat yönünden 49/c maddesi yerine, yanılgılı biçimde olayda uygulanma yeri olmayan 556 sayılı KHK’nın 62. maddesi uyarınca, maddi ve manevi tazminata hüküm olunmuş ise de söz konusu hatanın yeniden yargılamayı gerektirmeyecek olmasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 281,71 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 21/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.