Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2016/4108 E. 2017/6300 K. 16.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/4108
KARAR NO : 2017/6300
KARAR TARİHİ : 16.11.2017

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 30/11/2015 tarih ve 2014/632-2015/1159 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı … oğlu … tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, kambiyo senedine dayalı bir icra takibi nedeniyle borçlunun 3. şahıslardaki hak ve alacakları nedeniyle borcun varlığına itiraz eden 3. şahıs konumunda bulunan … … Sanayi ve Ticaret A.Ş. aleyhine … İcra Ceza Mahkemesinde 1998/1068 esas ile alacak davası ikame edildiğini, davanın seyri esnasında şirketin tasfiye kararı aldığını ve 06/12/2005 tarihinde tasfiye kapanışının yapılıp ticaret sicilinden kaydının silindiğinin anlaşılması üzerine … İcra Ceza Mahkemesi tarafından müvekkiline mehil ve yetki verilerek şirketin tüzel kişiliğinin yeniden ihyasının temini için ara kararı oluşturulduğunu belirterek … Ticaret Sicil Müdürlüğüne 16978 sicil no ile kayıtlı iken sicil kaydı silinen … … … ve Ticaret A.Ş’nin tüzel kişiliğinin ihyası ile tekrar Ticaret Sicil Müdürlüğüne tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı …, kendisinin yönetim kurulu üyesi bulunduğu, davacı tarafından ihyası istenen şirketin 06/12/2015 tarihinde tasfiye edildiğini, tasfiye aşamasında gerekli ilanın yapılmış olduğunu, tasfiyeden itibaren 10 yıllık sürenin dolmuş olması nedeniyle tüm alacakların zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre, ihyası istenen şirketin ticaret sicilinden kapanış kaydı yapılmış ise de, kapanışın kesin olarak yapılabilmesi için şirketin tüm alacak ve borçlarının tasfiyesinin tamamlanmış olması gerektiği, şirket aleyhine derdest bir dava olduğu, taraf teşkili için şirketin ihyasının gerektiği ve ihya şartlarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne; ihyasına karar verilen şirketin en son tarihli tasfiye kurulunda görevli olan … oğlu … ile … oğlu …’ın şirkete tasfiye memuru olarak atanmalarına, davacının diğer davalılar … ve … hakkında açtığı davasının ise; pasif husumet yokluğu nedeni ile reddine karar verilmiştir.
Kararı davalı … oğlu … temyiz etmiştir.
1) Dava, ticaret sicilinden terkin edilerek tüzel kişiliği ortadan kalkmış bulunan şirketin ihyası istemine ilişkindir. Şirket tüzel kişiliğinin ihyası davasının, ihyası istenilen şirketin tasfiyesini yürütmüş olan tasfiye kurulu üyeleri veya tasfiye memuru ile yasal hasım durumundaki terkin işlemini yapan Ticaret Sicil Memurluğuna husumet yöneltilerek açılması gerekmekte ve bu hususun mahkemece re’sen nazara alınması icap etmektedir. Bu itibarla; mahkemece, davacıya Ticaret Sicil Memurluğuna karşı da dava açması için süre verilmesi, dava açılması halinde işbu dosyası ile birleştirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, bu husus nazara alınmaksızın hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2) Bozma sebep ve şekline göre dahili davalının temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, (2) nolu bentte yazılı nedenlerle dahili davalının temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 16/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.