YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/4164
KARAR NO : 2017/6152
KARAR TARİHİ : 14.11.2017
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 24/12/2015 tarih ve 2012/551-2015/727 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilimin babası …’un 03/11/2010 tarihinde vefat ettiği ve müvekkili ile beraber 3 kardeşin mirasçı olduğunu, murisin … … Sanayi ve Ticaret İthalat İhracat A.Ş’nin 175 payının sahibi iken, yaşlı olduğu için, oğlu olan davalı …’un de ısrarları ile hissedarı olduğu şirketteki işlerin yürütülmesi amacıyla 16/02/2001 tarihli vekaletname ile davalı …’u vekil tayin ettiğini, davalının bu vekaletname ile 12/03/2001 tarihli hisse devir senediyle babasının şirketteki hissesini gizlice ve muvazaalı olarak yakın arkadaşı davalı …’a devrettiğini, 06/04/2001 tarihli taahhütname ile de …’tan devraldığı hisseyi sadece kendisine satabileceği yönünde taahhüt aldığını, murisin anonim şirketteki hisse devir yöntemini bilmediğinden, davalının noterden hisse devri işleminin iptali için dava açtığını ancak, hisse devrinin geçersiz olduğunu öğrenince davasından feragat ettiğini ve 04/05/2001 tarihli azilname ile davalıyı vekillikten azlettiğini, davalının vekillikten azledilmiş olmasına rağmen, bu kez şirketin 18/08/2002 tarih ve 3 sayılı kararı ile babasının hissesini vekaleten …’a muvazaalı olarak devrettiğini, 18/08/2002 tarih ve 4 sayılı kararla da, hisseyi devraldığını, daha sonra da üzerine geçirdiği hisseyi yine muvazaalı olarak 05/09/2002 tarih ve 5 sayılı kararla şirketin hissedarları olan diğer davalılar … ve …’a devrettiğini, hisse devirlerinin muvazaalı olup, bütün davalıların da murisin davalıyı vekillikten azlettiğini bildiklerini ileri sürerek, şirketin 18/08/2002 tarih, 3 ve 4 sayılı, 05/09/2002 tarih ve 5 sayılı kararı ile … Noterliğinin 05/09/2002 tarih, 5823 ve 5824 sayılı hisse devir senetlerinin iptalini, iptal kararları sonucunda boşta kalan 175 hissenin muris adına şirket defterine tescili ile ilanını talep ve dava etmiştir.
Davalılar … ve … vekili, zamanaşımı def’inde bulunmuş, müvekkillerinin iyiniyetli üçüncü kişi olduklarını, bedeli karşılığında hisseyi aldıklarından muvazaanın söz konusu olmadığını, davacının kötüniyetli olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı …, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, çıplak payın alacağın temliki hükümlerine göre devredilebileceği, bedeli ödenmemiş veya kısmen ödenmiş olan payların devrinin, devralan kişinin borç yüklenmesi niteliğinde olduğu yani, borcun nakli işlemi söz konusu olup, devir için anonim şirketin onayının gerektiği, muris …’a ait şirket hisse senetlerinin davalı oğlu … tarafından, babasının kendisine verdiği vekaletnameye istinaden davalılara devrine dair işlemlerin hisse devirlerinin yönetim kurulu kararı ile onaylanıp, pay defterine ayrı ayrı kaydedildiklerinden hukuken geçerli oldukları, bu pay devirlerinin muvazaalı olduğuna dair tanık anlatımları, mevcut bilgi ve belgeler ile taraf beyanları doğrultusunda her hangi bir emarenin tespit edilemediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Davacı tarafça, murisin dava dışı şirkette sahip olduğu hisse devirlerinin muvazaalı olduğu iddiası ile şirketin 18/08/2002, 05/09/2002 tarihli kararları ve hisse devir senetlerinin iptali ile muris adına tescil ve ilanı istemleriyle açılan işbu davada, mahkemece davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, murisin dava tarihinden önce vefat etmesi nedeniyle TMK’nın 640. maddesi uyarınca, mirasçılar arasında iştirak halinde mülkiyet hükümleri geçerli olup, mirasçılar tereke üzerinde ancak oybirliği ile tasarruf edebileceklerinden davanın davalı … dışındaki diğer mirasçıların muvafakatlarının sağlanması veya TMK’nın 640/3 maddesine göre yetkili mahkemece terekeye temsilci tayin ettirilmesi suretiyle görülmesi gerekirken anılan husus nazara alınmaksızın işin esasının incelenmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
2- Ayrıca, davacı tarafça dava dışı şirketin hisse devirlerine yönelik 18/08/2002 tarih, 3 ve 4 sayılı, 05/09/2002 tarih ve 5 sayılı kararlarının iptali ve hisselerin muris adına kaydının talep edilmesi karşısında husumetin dava dışı şirkete de yöneltilmesi, bu itibarla davacı tarafa dava dışı şirkete husumet yöneltmek sureti ile dava açmak üzere süre verilmesi ve açılan davanın da işbu dava ile birleştirilmesi gerekirken bu hususta da bir değerlendirme yapılmaksızın hüküm tesisi cihetine gidilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
3- Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) ve (2) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle, kararın re’sen BOZULMASINA, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 14/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.