YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/4207
KARAR NO : 2017/6085
KARAR TARİHİ : 13.11.2017
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 23/11/2015 tarih ve 2014/494-2015/965 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkilinin … gemi söküm bölgesi 12 parselde bulunan iskelenin sahibi olduğunu, davalının müvekkilinin sahibi olduğu sahanın önüne bir duba koyarak müvekkilinin gemilerinin yolunu tıkadığını ve tüm ihtarlara rağmen kaldırmadığını, 01.09.2010 tarihinde müvekkili şirkete ait “…” isimli geminin bu dubaya çarpmasıyla gemide delik oluştuğunu ve ayrıca müvekkili şirkete ait iskele kazıklarına da zarar verdiğini, altı adet iskele kazığının devrildiğini, bu konuda … Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2010/37 D. İş sayılı dosyası ile tespit yapıldığını ve müvekkilinin toplam 106.135,00 TL zararının oluştuğunun tespit edildiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 50.000,00 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş, 29.11.2011 tarihli ıslah dilekçesi ile hasara uğrayan gemi için 10.000,00 TL ve altı adet iskele kazığı içinde toplam 100.942,60 TL’nin davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili; davacının iskelesinin önüne duba bağlanmadığını, “…” isimli geminin geniş ve büyük olması nedeniyle karaya çıkarken iskeleye zarar verdiğini, bu hasar kaynağının müvekkiline ait duba olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre; davalının eylemi nedeniyle davacıya ait toplam altı adet kazığın zarar gördüğü, bu zarar kapsamında davacının talep edebileceği tazminat miktarının %15 yıpranma payı düşüldükten sonra 86.824,88 TL olduğu, önceki yıllarda, belirtilen kazıkların bulunduğu yerde çok sayıda geminin yanaşmış bulunması nedeniyle takdiren %35 hakkaniyet indirimi yapılarak davacının altı adet kazık nedeniyle zararının 56.436,17 TL olarak hesaplandığı, ayrıca zarara uğrayan ve kesim alanına yanaştırılması gerekli geminin onarım masrafı için 10.000,00 TL’nin münasip olduğu gerekçesiyle toplam 66.436,17 TL’nin 01.09.2010 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir..
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, davalıya ait dubanın davacıya ait gemi ve iskele kazıklarına zarar verdiği iddiası ile açılan tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davalıya ait dubanın davacının iskele kazıklarına zarar verdiği kabul edilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Ancak, davacı vekili, davalının müvekkilinin sahibi olduğu sahanın önüne bir duba koyduğunu ve 01.09.2010 tarihinde müvekkili şirkete ait … isimli geminin bu dubaya çarpmasıyla gemide delik oluştuğunu, ayrıca müvekkili şirkete ait iskele kazıklarına da zarar verdiğini ileri sürerek işbu davayı açmış, tespit dosyasında ve yargılama aşamasında dubanın iskeleye çarpması sonucu iskele kazıklarının kırıldığını beyan etmiştir. Davalı vekili, müvekkiline ait dubanın kendi sahasında bağlı olduğunu ve davacıya zarar vermediğini, davacıya ait iskele kazıklarına davacının kendi gemilerinin zarar verdiğini savunmuştur.
Dosya kapsamında bulunan … Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2010/37 D.İş. dosyasında, 02.09.2010 tarihinde yapılan keşif sonucunda düzenlenen bilirkişi raporunda, davalıya ait dubanın davacıya ait iskelede durmasının davacının gemilerine zarar verme potansiyelini oluşturduğu, iskelede devrilen ve devrilmek üzere olan kazıkların tespit edildiği belirtilmiş, ancak dubanın iskele kazıklarına nasıl zarar verdiği veya dubanın iskele kazıklarına zarar verip vermediği belirtilmemiş ve dubanın konumuyla ilgili fotoğraflarda rapora eklenmemiştir. Ayrıca, dosya kapsamında bulunan 15.06.2011 ve 05.10.2015 tarihli bilirkişi raporları da, keşif tarihlerinde davalıya ait dubanın kaldırılmış olması sebebiyle … Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2010/37 D.İş. dosyası gözetilerek hazırlanmış ve bilirkişi raporlarında davalıya ait dubanın davacının iskele kazıklarına nasıl zarar verdiği hususu tartışılmadan ihtimale dayalı olarak rapor düzenlenmiştir.
Bu durumda, mahkemece yukarıda belirtilen hususlar gözetilip, davalıya ait dubanın davacı kullanımındaki iskele kazıklarına zarar verip vermediği, zarar vermiş ise zararın nasıl oluştuğu, davalının eylemi ile zarar arasında illiyet bağının bulunup bulunmadığı hususları araştırılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye ve ihtimale dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 13/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.