YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/4217
KARAR NO : 2017/6360
KARAR TARİHİ : 20.11.2017
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 11/02/2016 tarih ve 2015/1094-2016/134 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin ortağı olduğunu, şirketten çıkmakta haklı sebepler bulunduğunu ileri sürerek davalı şirketten çıkmasına izin verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının şirket ortaklığından çıkma gerekçesi olarak sunduğu sebeplerin haksız ve kötü niyetli olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak tüm dosya kapsamına göre; davalı şirket hakkında … 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2013/278 E.-265 sayılı kararında iflas davasının reddine karar verildiği, yine şirket hakkında … 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2012/582 E. ile 2014/40 K. sayılı dosyasında davalı şirketin fesih ve tasfiyesine karar verildiği, iflas kararı verilinceye kadar iflastan önce davacının dava açmakta hukuki yararı bulunduğu, şirketin fesih ve tasfiyesine karar verilse dahi dava tarihi itibariyle davacının ortaklıktan çıkmaya ilişkin talebinde hukuki yararı bulunduğu, davacının ortaklık payının ve ödeme inkar payının ödenmesine ilişkin taleplerinden vazgeçtiklerinden şirketin feshi ve tasfiye kararının dosyamıza etkisi olmadığı gerekçesiyle davacının dava tarihi olan 02/12/2011 tarihinden itibaren çıkmasına izin verilmesine, ortaklık payı ve kâr payı ödenmesine ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının Dairemizin uyulan bozma ilamı dışında kalmış olmasına göre aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, limited şirketten çıkmaya izin verilmesi istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir. Tavzih yolu, bir hükmün anlaşılmayacak biçimde müphem bulunması veya açıklıkla anlaşılamaz (gayri vazıh) ve çelişik (mütenakız) fıkraları taşıması durumunda hükümdeki gerçek anlamı meydana çıkarması amacıyla başvurulan bir yasal yoldur. 6100 sayılı HMK’nın 304. ve devamı maddelerinde hükümlerin hangi hallerde tavzihinin istenebileceği ve tavzih usulü gösterilmiştir. Mahkeme, hükmü yalnız tavzih etmekle yetinir, yoksa kesinleşmiş bir hüküm, hükmün açıklanması (tavzihi) yoluyla sınırlandırılamaz, genişletilemez ve değiştirilemez. Bu nedenle de mahkeme, hüküm kurmadığı bir konuda, hükümde unutmuş olduğu gerekçesiyle tavzih yolu ile karar verip, bu hususu da hükme ekleyemez, miktarları da değiştiremez.
Somut olayda, davacı, dava dilekçesinde hangi tarihten itibaren davalı şirketten çıkmasına izin verilmesini istediğini belirtmediği gibi davacı tarafından bu konuda ıslah da yapılmamıştır. Uyulan bozma ilamında belirtildiği üzere mahkemenin hüküm kurmadığı bir konuda tavzih yolu ile hükme ekleme yapamayacak olmasına ve davacının çıkmasına izin verilmesine ilişkin asıl kararın Dairemizin 2015/611 esas – 2015/5481 karar sayılı ilamında tavzih kararına dair bozmanın kapsamı dışında kalmış olmasına göre, mahkemece davacının hüküm fıkrasına ”dava tarihi olan 02/12/2011 tarihinden itibaren” ibaresinin eklenmesine yönelik talebinin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde talebin kabulüne karar verilmiş olması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 20/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.