YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/4284
KARAR NO : 2017/6429
KARAR TARİHİ : 22.11.2017
MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 20/01/2016 tarih ve 2014/390-2016/12 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı TPE vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin … unsurlu muhtelif tarihlerde tescilli markaların sahibi olduğunu, davalı tarafın müvekkili şirkete ait … unsurunu ihtiva eden markalara ayırt edilemeyecek derecede benzer olan “…” ibareli markanın, … markalarının tescilli olduğu 30. sınıfa tescil için başvuru yaptığını, ilgili başvuruya yaptıkları itirazın, TPE Başkanlığı tarafından reddedildiğini, markaların ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu, … unsurlu markaların tanınmışlığı da göz önüne alındığında iltibas tehlikesinin arttığını, bu sebeplerle, dava konusu başvurunun 556 sayılı KHK’nın 8/1-b ve 8/4 maddelerine göre reddedilmesi gerektiğini ileri sürerek, TPE YDİK kararının iptalini ve marka başvurusunun reddini talep etmiştir.
Davalı TPE vekili, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı … vekili, müvekkilinin markasının sadece … ibaresinden oluşmadığını, bir bütün olarak … olarak kullanıldığını, iki kelimeden oluşan bir markada, … gibi birçok sektörde sıklıkla kullanılan bir ibarenin benzerliğinden yola çıkarak savunma oluşturulmasının marka hukukunun genel iltibas kavramı ile örtüşmediğini, … ibaresini ihtiva eden birçok markanın başkaca şahıslar adına tescilli olduğunu, bu nedenle müvekkilinin kötü niyetli olarak değerlendirilemeyeceğini, taraf markaları benzer olmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, davacının “…” esas unsurlu markalarıyla davalının “…” ibare başvuru markası arasında görsel ve işitsel olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, işin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu ürün ve hizmetler için ayırdığı satın alım süresi içinde, davalının “
…” ibare ve biçimli işareti gördüğünde hiç düşünmeden bunun davacının
“…” esas unsurlu markalarından farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı, bu açıdan 556 sayılı KHK’nın 8/1-b maddesinde belirtilen iltibasın bulunduğu, müktesep hak iddiası açısından ise davalı tarafın 2008/68266 sayılı tescilli markası başvuru markası ile aynı ibareyi içermesi aynı emtia grubunu taşımış olsa da bu markanın tescil tarihinin 21/06/2010 olduğu gözetilerek 556 sayılı KHK’nın 42. Maddesinde belirtilen hükümsüzlük davası için belirtilen 5 yıllık süre henüz dolmadığından bu markanın taraflar yönünden henüz uyuşmazlık konusu olmaktan çıkmadığı anlamına geldiği ve YİDK kararının verildiği 5 Haziran 2014 tarihi itibariyle 2008/68266 sayılı markanın müktesep hak oluşturmayacağı sonucuna varıldığından bu yöndeki bilirkişi raporuna da itibar edilerek neticeden başvuru markası ile davacının mesnet markaları arasında 556 sayılı KHK’nın 8/1-b anlamında iltibas oluştuğundan davanın kabulüne YİDK kararının iptaline karar verilmiştir.
Kararı davalı TPE vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı TPE vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı TPE vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2,20 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 22/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.