Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2016/4607 E. 2017/6228 K. 15.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/4607
KARAR NO : 2017/6228
KARAR TARİHİ : 15.11.2017

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … … 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 25/11/2015 tarih ve 2014/1178-2015/964 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılardan … San. ve Dış Tic. Ltd. Şti. vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili taraflar arasında ihtilaf ve karşılıklı davalar bulunduğunu bu sebeple bir arada çalışmalarının mümkün olmadığını, şirket müdürü olarak atanan … ile davacılar arasında da husumet bulunduğunu ve …’in şirketi iyi yönetmediğini, hesapları düzgün tutmadığını şirketin aktif ve pasifinin ticari defter kayıtlarında tam olarak yer almadığını, şirketin içinin boşaltılması ihtimalinin bulunduğunu ileri sürerek TTK.m.636. fıkrası gereği şirketin tüm malvarlığı ve banka hesapları üzerine tedbir konularak şirket müdürünün azline, şirkete kayyum atanmasına, TTK.m.636/2 ve 3. maddesi gereği şirketin feshine ve kayyumun tasfiye memuru olarak atanmasına karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.
Davalı taraflar arasında davacı tarafça açılmış davaların olduğunu ancak henüz veraset ilamı alınmadığını ve mal paylaşımı gerçekleştirilmediğini, taraflar arasında davaların bulunmasının tasfiye için haklı sebep oluşturmadığını, karşı taraf şirket müdürünün kendilerine şirket bilgi ve belgelerini vermediği ve şirketi usulsüz olarak yönettiği gibi asılsız iddialarla kendisine haklı sebep oluşturma gayretinde olduğunu, şirketin gerçek değeri hesaplanarak davacıların varsa miras payları oranında şirket hisselerinin bedelleri ödenmek suretiyle ortaklıktan çıkarılmalarına karar verilmesi gerektiğini savunarak davanın reddini talep etmişlerdir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; ortaklar arasındaki kişisel anlaşmazlık ve geçimsizliğin ulaştığı seviye nedeniyle, davalı şirket bünyesindeki ortaklık ilişkisinin mevcut ortaklar tarafından sürdürülmesi imkânının ortadan kalktığı, bu tablonun TTK.m.636/f.3 hükmüne dayanılarak ikame olunan haklı nedenle fesih davasının kabul edilmesi için yeterli nedeni oluşturduğu gerekçesiyle davanın davalı şirket yönünden kabulü ile davalı şirketin fesih ve tasfiyesi ile tasfiye memuru atanmasına, şirket dışında kalan diğer davalılara ilişkin davanın ise pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalılardan …. ve Dış Tic. Ltd. Şti. vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılardan …. San. ve Dış Tic. Ltd. Şti. vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, 6102 sayılı TTK’nın 636/3. maddesine göre haklı nedenlerle şirketin feshine ilişkindir. Mahkemece şirketin fesine karar verilmiştir. Ancak, 636/3 maddenin 2.cümlesi uyarınca “Mahkeme, istem yerine, davacı ortağa payının gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedebilir.” Bilirkişi raporunda da mahkemece fesih yerine duruma uygun düşen ve kabul edilebilir başka bir çözüme hükmedilebileceğini belirtilmiştir. Davalı safında yer alan ortakların da şirketin feshedilmeyip davacıların ortaklıktan çıkarılmasına karar verilmesini talep etmiş olmalarına ve mahkemenin alternatif çözüm yollarına karar vermesinin davalıların kabulüne bağlı olmamasına rağmen; mahkemece davacı ortakların şirketten çıkarılmalarına veya duruma uygun düşen başka bir çözüme hükmedilmediğine yönelik olarak karar yerinde herhangi bir değerlendirme ve gerekçe belirtilmemiştir. Yine, davacılar ile davalı ortaklar arasında evliliğin iptali ve nesebin reddi davalarının mevcut olduğu anlaşıldığına göre, bu davalar sonucunda bir kısım ortakların ortak sıfatının kalmayabileceği, ortaklık payının değişebileceği gözetilerek bu davaların akıbeti de araştırılarak ve gerektiği takdirde neticesi beklenerek bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile hüküm kurulması doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılardan …. ve Dış Tic. Ltd. Şti vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) bentte açıklanan nedenle kararın mümeyyiz davalı şirket yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalılardan …ye iadesine, 15/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.