Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2016/4667 E. 2017/6297 K. 16.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/4667
KARAR NO : 2017/6297
KARAR TARİHİ : 16.11.2017

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 11/01/2016 tarih ve 2010/570-2016/8 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, Müvekkili …nin … … numaralı “…” isimli gemiye 27.03.2010 tarihinden 20.07.2010 tarihine değin acentelik hizmeti verdiğini, acente yetkilendirme vekaletnamesinin gemi sahibi ve donatanı … … … Ltd. imza ve mührü ile düzenlendiğini, müvekkili şirketin “…” isimli gemiye … Boğazına girişi ve demir yerine vardığı andan … Limanı’nda acentelik görevi sona erdiği ana kadar acentelik hizmeti verdiğini, bu acentelik hizmeti gereği donatan adına resmi kurum ve idarelere seyrüsefer ve liman resimleri, fener ve liman paralarının ödendiğini, denizcilik örf ve adetine uygun olarak kaptanın ihtiyaç ve talepleri doğrultusunda deniz ödüncü verildiğini, bu doğrultuda kaptan adına ödemeler ve harcamalar yapıldığını, bu çerçevede 21.121 USD ve 17.425 Avro alacağının olduğunu, bu alacakların kaptan istemi ve gemi ihtiyacı nedeni ile Resmi İdareler Liman Başkanlıkları’na ödenen tutarlar olup TTK 1235/2 ve TTK 1235/6 maddeleri uyarınca gemi alacaklısı hakkı bahşettiğini, TTK 1236 maddesi uyarınca “…” gemisi üzerinde kanuni rehin hakkı bulunduğunu, bu nedenle mahkememizden 2010/628 d iş sayılı 13.08.2010 tarihli ihtiyati tedbir kararı aldıklarını, donatan … … … Ltd’den ve donatan ve donatan adına hareket eden … … … alınan e mail mesajlarında da bu alacağın ödeneceğinin kabul edildiğini, buna karşın ödeme yapılmadığını, müvekkilinin 43.422,00 Avro alacağın dava tarihinden fiili ödeme gününe kadar Avro’ya uygulanan en az % 5 oranında faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı … Ltd vekili, müvekkili şirket ile “davalı” olarak gösterilen … … ile müvekkilinin farklı şirketler olduğunu, müvekkilinin davacı veya davalı şirkete herhangi bir borcu bulunmamasına rağmen davanın müvekkiline ait gemi üzerinde kanuni rehin hakkı tesisi talepli olarak açıldığını, davacının davalı tarafından talep edilmiş olan bir hukuki hizmet bulunduğunu gösterir belge sunmadığını, dolayısı ile davalı tarafından davacıya hukuki temsil amacı ile verilmiş olan bir talimat da bulunmadığını, bunların yanı sıra davacının vekalet ücreti ödemesi yaptığını da ispat edemediğini, davacının davalıdan hukuki hizmet bedeli ve masraf talebinde bulunmakta olmasının kabul edilemeyeceğini savunarak eksik inceleme ile verilen ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına, haksız açılan davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı eski donatan … … … Ltd. vekili, müvekkilinin dava konusu geminin 1 Haziran 2010 tarihine kadar maliki ve donatanı konumunda olduğunu, bahse konu geminin mülkiyetinin 01.06.2010 tarihinde aynı zamanda ipotek alacaklısı … Ltd. isimli şirkete devredildiğini, davacı acente tarafından yapılan bu masrafların ve verilen hizmetlerin doğrudan gemiye verilen hizmetlerden olduğunu, geminin mülkiyetinin değişmesi ile bu borçların gemiyi takip edeceğini, gemi mülkiyetinin devri sırasında … Ltd’nin bu borçlardan haberdar edildiğini ve mülkiyetin bu borçlar ile birlikte devredildiğini, davacı tarafın huzurdaki davaya konu alacaklarının müvekkili tarafından kabul edildiği bildirilmiştir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre, davanın kanuni rehin hakkı tesisi talebi içermediğinden gemiyi takip eden bir alacak talebi olmayıp, bu sebeple yeni donatanı bağlamayacağı, eski donatanın ise davayı ve alacağı kabul ettiği gerekçesiyle davanın eski donatan yönünden kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, istek halinde aşağıda yazılı 1.392,75 TL harcın temyiz eden davacıya iadesine, 16/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.