Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2016/4778 E. 2017/6537 K. 23.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/4778
KARAR NO : 2017/6537
KARAR TARİHİ : 23.11.2017

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 29/12/2015 tarih ve 2015/169-2015/818 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili, fer’i müdahil vekili ve ihbar olunan vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava konusu meblağ 21.242 TL’nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Kanun’un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK 3156 sayılı Kanun’la değişik 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, BDDK tarafından el konulmadan önce müvekkili tarafından …’a 6.100 DM’nin 10.11.1999 tarihinde vadeli olarak yatırıldığını, bu mevduatın banka yöneticilerinin aldatması neticesinde off-shore hesabına aktarıldığını, … 22.12.1999 tarihinde el konulduğunu, banka yönetimine el konulmasından sonra müvekkiline mevduatının ödenmediğini ileri sürerek, 6.100 DM’nin paranın bankaya yattığı tarih olan 10.11.1999 tarihinden itibaren faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini talep etmiştir.
Fer’i müdahil vekili, davanın reddini talep etmiştir.
İhbar olunan … vekili, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece iddia savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının 10/11/1999 tarihli açtırdığı mevduat hesabındaki parasının aynı tarihli havale işlemi ile … kurulu …k Ltd. hesabına havale edilmiş gibi gösterildiği, oysa davalı banka tarafından kendi merkez hesaplarında tutulduğu, bu surette 6.100 DEM miktarlı mevduatın davacıya ödenmediği, alacağın … Ltd.’den tahsil edilmesinin mümkün olmadığı, uyuşmazlığın havale görünümlü mevduat toplamak olarak değerlendirilmesi gerektiği, … A.Ş.’nin … Ltd. adlı bankanın paravan bir banka olduğunu bildiği, buna rağmen bu banka adına mevduat toplamak suretiyle davacının zararına sebep olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili, fer’i müdahil vekili ve ihbar olunan vekili temyiz etmiştir.
1- İhbar olunan … vekilinin 15/03/2016 havale tarihli temyize cevap ve temyiz dilekçesinin, temyiz defterine kaydedilmediği, temyiz harcının da yatırılmadığı ve bu nedenle süresinde usulünce yapılmış temyiz istemi bulunmadığı anlaşıldığından ihbar olunan … vekilinin temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, off shore hesaba yatırılan paranın istirdadı istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlenen gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak, dava tarihi olan 06/02/2015 tarihinde yürürlükte bulunan 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un 3/1-k maddesinde tüketicinin; “ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi”, 3/1-l maddesinde ise tüketici işleminin; “mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi” ifade edeceği düzenlenmiş, aynı Kanun’un 73/1 maddesinde de; tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalara bakma görevinin tüketici mahkemelerine ait olduğu hüküm altına alınmıştır. Bu itibarla, mahkemece tüketici konumundaki davacı tarafından açılan işbu davada tüketici mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, anılan husus nazara alınmaksızın işin esasına girilerek, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
3- Bozma sebep ve şekline göre, davalı … Bank A.Ş. vekili ile fer’i müdahil TMSF vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, ihbar olunan OYAK vekilinin temyiz isteminin REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, kararın re’sen BOZULMASINA, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı … Bank A.Ş. vekili ile fer’i müdahil TMSF vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalı … Bank A.Ş.’ye iadesine, 23/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.