Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2016/5637 E. 2017/4700 K. 25.09.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/5637
KARAR NO : 2017/4700
KARAR TARİHİ : 25.09.2017

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … 6. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 04/12/2015 tarih ve 2015/225-2015/533 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin dava dışı Yunusoğlu Tatlı Gıda AŞ.’nin ortağı ve yönetim kurulu başkanı olduğunu, müvekkilinin katılmadığı 19.06.2008 tarihli yönetim kurulu kararı ile davalı …’ın münferit imza ile yetkili kılındığını, kendisi adına atılan imzanın sahte olduğunu, şirketin 05.05.2009 tarihli genel kurulda tasfiyesine karar verildiğini, davacının daha önceden şirketi temsile yetkili iken 2.500 TL maaş aldığını, şu anda herhangi bir geliri kalmadığını, hileli ve haksız muameleler ile tahsilatlar yapıldığını, olay nedeniyle üzüntüye kapıldığını, kişilik haklarının zedelendiğini ileri sürerek, 5.000 TL maddi ve 20.000 TL manevi tazminatın tahsilini talep ve dava etmiş, sonradan ıslah dilekçesiyle maddi tazminat istemi olarak şirkete koyduğu sermaye tutarının tahsilini istemiştir.
Davalılar vekili, şirkette yönetim kurulu kararının muhasebe tarafından hazırlandığını, sonradan ortakların imzasına sunulduğunu, ortada herhangi bir zarar oluşmadığını, manevi tazminat şartlarının bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece Dairemiz bozma ilamı, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 405/2. maddesine göre pay sahipleri, sermaye olarak şirkete verdiklerini geri isteyemeyecekleri, anonim şirketlerde ortağın payını devretme dışında şirketten çıkmasına imkan veren yasal bir düzenleme bulunmadığı, bu nedenle anonim şirket ortağının dolaylıda olsa şirketten ayrılması ve kendisine ayrılma payı ödenmesinin mümkün olmadığı, bu tür davaların yönetim kuruluna da yöneltilemeyeceği, davacının maddi zarar isteminin ispat edilemediği, manevi tazminat yönünden ise ceza davasında davacının adı altında bulunan imzanın kim tarafından atıldığı tespit edilemediği gibi dosya kapsamına göre de davacının kişilik haklarının zedelendiğinden bahsedilmesi mümkün görülmediğinden davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2,20 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 25/09/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.