YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/5866
KARAR NO : 2017/4293
KARAR TARİHİ : 13.09.2017
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
(TİCARET MAHKEMESİ SIFATIYLA)
Taraflar arasında görülen davada… 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 21/10/2015 tarih ve 2014/373-2015/372 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin… Yapı Kredi Bankası’ndan 27/10/2004 ve 15/10/2014 tarihleri arasında ticari kredi sözleşmelerine istinaden kredi kullandığını, müvekkillerinin krediden doğan borcunu ödediğini ancak komisyon ücreti ve hesap işletim ücreti adı altında toplam 3.322,78 TL’yi de müvekkilinden tahsil edildiğini, taraflar arasında imzalanan ticari kredi sözleşmesinde müvekkilinin ödeyeceği toplam borç tutarının belirlendiğini, söz konusu sözleşmede toplam borç tutarı haricinde komisyon ve masraf adı altında herhangi bir masraf alınacağına dair bir hükmün yer almadığını iddia ederek yapılan fazla ödemenin iadesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın yasal dayanaktan yoksun olduğunu, davacının talep ettiği miktarın fahiş olduğunu, talep edilen bedelin dayanağının sözleşme ve banka hizmet cetvellerinde liste halinde asıldığını ve tüm müşterilere ilan edildiğini, davacının Borçlar Kanunu 21. madde kapsamında kredi kullanımında bilgilendirildiğini, davacının iddialarının dayanaksız olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davacının davalı bankadan ticari kredi kullandığı, davalı banka tarafından davacıya kullandırılan kredi nedeniyle davacı hesabından komisyon, dosya masrafı, tahsis değerlendirme, komisyon ücreti ve hesap işletim ücreti adı altında, bilirkişi raporunda belirtildiği üzere 3.481,67 TL kesinti yapıldığı, bahsi geçen masrafların alınacağına dair sözleşmelerde hüküm bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu’ nun yürürlükte olduğu sırada taraflar arasında yapılan kredi sözleşmesi ile davalı tarafından komisyon adı altında kesilen bedelin haksız olduğundan bahisle iadesi istemine ilişkindir. Sözleşmenin yapıldığı tarih itibariyle dava konusu edilen kesintilerin haksız olup olmadığının belirlenmesinde Dairemiz yerleşik içtihatlarında da benimsendiği üzere, öncelikle bütün sözleşme maddeleri getirtilerek sözleşmede komisyon ve masraflara ilişkin bir madde bulunup bulunmadığı, bulunmuyorsa davalı banka ile diğer bankaların uygulamasına göre davalı tarafından masraf ve komisyon adı altında kesinti yapılmasının
bankacılık teamüllerine uygun olup olmadığı veya kesinti yapılması uygun ise, bu durumda ne miktarda veya oranda olması gerektiği, davacıya iadesi gereken miktar bulunup bulunmadığı hususlarında değerlendirme yapılarak sonucuna göre bir karar vermek gerekirken yazılı gerekçeyle eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olarak davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamış ve hükmün bu sebeple davalı yararına bozulmasını gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda izah edilen nedenlerle davalı temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 13/09/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.