Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2016/8606 E. 2017/5616 K. 23.10.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/8606
KARAR NO : 2017/5616
KARAR TARİHİ : 23.10.2017

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … … 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 03/11/2015 tarih ve 2014/1846-2015/1040 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkiline nakliyat emtia sigortası ile sigortalı özel sehpalı cephe camlarının davalı tarafından …’dan …’a taşındığını, taşıma sırasında emtianın hasar gördüğünü, müvekkilinin sigortalısına ödeme yaparak haklarına halef olduğunu, emtiadaki hasardan davalının sorumlu olduğunu, alacağın tahsili için yapılan takibe davalının itiraz ettiğini ileri sürerek, yetkiye ve borca itirazın iptali ile takibin devamını, davalı aleyhine % 40’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, yetki itirazında bulunmuş, müvekkilinin borcu olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirketin ticaret sicilinde iki ayrı adresi olduğundan mahkemenin yetkili olduğu, davalı tarafın davacı tarafa icra takibindeki tutar kadar borcu olduğu, davalı tarafın icra takibine itirazında haksız olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, itirazın iptali ile takibin devamına, asıl alacak üzerinden % 20 oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, nakliyat emtia sigorta poliçesinden kaynaklı rücuan tazminat alacağının tahsili amacıyla yapılan ilamsız icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir.
İtirazın iptali davasının görülebilmesinin öncelikli koşulu, başlatılan icra takibinde borçluya ödeme emrinin tebliği ve borçlunun süresinde ve usulüne uygun biçimde ödeme emrine itirazda bulunmasıdır. Bu husus dava şartı niteliğindedir. Diğer yandan, borçlunun icra dairesinin yetkisine ve borca itirazı üzerine açılan davada, mahkemenin de yetkisine itiraz edilmesi halinde, mahkemece, İİK 50. ve 6100 sayılı HMK’nın 117/2. maddesi gereğince, dava şartı niteliğinde bulunan icra dairesinin yetkili olup olmadığı hususu öncelikle incelenmelidir. Somut olayda, davalının icra dairesinin yetkisine ve borca itirazından sonra açılan işbu itirazın iptali davasında, mahkemenin yetkisine de itiraz edilmiştir. Bu durumda, mahkemenin öncelikle icra dairesinin yetkisine ilişkin itirazı incelemek suretiyle yetkili icra dairesinde yapılmış bir icra takibi bulunup bulunmadığını belirlemesi, daha sonra kendisinin yetkili olup olmadığını tespit etmesi gerekirken; icra dairesinin takipte yetkili olup olmadığı değerlendirilmeden mahkemenin yetkisine yönelik itiraz reddedildikten sonra işin esasına girilerek karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın anılan taraf yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 23/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.