Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2016/8657 E. 2017/6223 K. 15.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/8657
KARAR NO : 2017/6223
KARAR TARİHİ : 15.11.2017

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 14/10/2015 tarih ve 2015/147-2015/643 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili … A.Ş.’ne ait olan 2011 model delgi makinesinin …’dan 22/04/2011 tarihinde … çekici ve … dorse plakalı … sevk ve idaresindeki araca yüklendiğini, 24/04/2011 tarihinde …/ … adresine geldiğinde hortum makarası arasındaki kolun kaynak yerinden kırıldığının tespit edildiğini, 16/05/2011 tarihli ekspertiz raporunda hasarın makinenin nakliyesi sırasında yaşanan çarpma hadisesi neticesinde gerçekleşmiş olduğu kanaatine varıldığını, zararın KDV hariç 5.005,01 EURO olduğunun tespit edildiğini, meydana gelen hasar sonucunda sigortalı … Yer Bilimleri İnş. ve Tic. Ltd. Şti’nin banka hesabına, tazminatın TL karşılığı olan 11.343,86 TL davacı tarafından 27/05/2011 tarihinde havale yolu ile aktarıldığını, sigortalının zararlarının karşılanması sonrasında zarar sorumlusu davalı aleyhine icra işlemlerine başlanıldığını, gönderilen ödeme emrine karşı davalı tarafından itirazda bulunularak takibin durdurulduğunu ileri sürerek borçlunun itirazının iptali ile %20’den aşağı olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı davaya konu hasarın meydana gelmesinde herhangi bir kusurunun olmadığını, söz konusu makineyi aracına kendisinin yerleştirmediğini, yükün taşınması sırasında da hiçbir trafik kuralını ihlal etmediğini, hasarın meydana gelme nedeninin makinenin araca hatalı yüklenmesinden kaynaklandığını, hasar bedeli olarak talep edilen miktarın yüksek olduğunu, ticari faiz talep edilmesinin de mümkün olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece; incelenen tüm dosya kapsamına göre; davacı … şirketinin, ürünün hasara uğramasında davalının kusurunu gösterir herhangi bir bilgi veya belge ibraz etmediğini bu nedenle davalının hasarın meydana gelmesinde kusurunun bulunduğunun tespitinin mümkün olamadığı, ekspertiz raporunun tek başına davalının kusurlu olduğu sonucunu doğurmayacağı ve ekspertizde oluşan ve kesin olmayan kanaatin de davalıyı kusurlu hale getirmeyeceği, ayrıca sigorta dosyası içerisinde bulunan fotoğraflara göre kırılan noktanın üzerinde başka parçaların da yer aldığı buna göre kırılan noktanın üstündeki parçanın herhangi bir hasara uğramayıp bu parçalar altındaki başka bir parçanın kırıldığının anlaşıldığı, bu belirlemeye göre ekspertiz raporunda belirtilen hasarın alçak köprü veya üst geçit altından geçerken yaşanan çarpma neticesinde meydana geldiği yönündeki kanaati çürüttüğü gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, taşıma nedeniyle oluşan hasar bedelinin rücuen tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece davalı taşıyıcının kusurlu olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, taşıma tarihi itibariyle uygulanacak olan mülga 6762 sayılı TTK’nin 781. maddesi gereğince; taşıyıcının eşyanın kendisine teslim edildiği tarihten gönderilene teslim olunduğu tarihe kadar geçen müddet içinde uğradığı zıya veya hasardan mesul olacağı hükme bağlanmıştır. Aynı maddenin 2. fıkrasında ise tadadi olarak gösterilen ziya ve hasarın, 1. kendi kusurundan doğmayan bir sebepten 2. eşyada zaten mevcut noksan ve ayıplardan, yahut eşyanın mahiyetinden veya ambalajın fena yapılmasından, 3. gönderen ve gönderilenin fiilinden yahut verdikleri emir ve talimattan tatbikinden ileri geldiğini isbat ederse taşıyıcının sorumluluktan kurtulacağı belirtilmiştir.
Somut olayda, davalı taşıyan, hasarın hatalı yüklemeden kaynaklandığını ileri sürmüş olup, kural olarak taşıma ilişkisinde yükleme ve sabitleme yükümlülüğü gönderene ait olsa bile davalı taşıyanın tali de olsa yüklemeye nezaret yükümlülüğü bulunmakta olup, davalının bu kapsamda hasarın meydana gelmesinde müterafik kusurunun bulunup bulunmadığı hususlarında, mahkemece içinde taşıma uzmanı ve taşınan makine konusunda uzman bir makine mühendisinin de bulunduğu bilirkişi heyetinden, TTK’nin 781 vd. maddeleri uyarınca değerlendirilerek hasara ve tarafların kusur durumlarına ilişkin rapor alınması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, bilirkişi raporu alınmaksızın hasarın hangi aşamada ve ne suretle oluştuğu da yeterince değerlendirilip açıklanmadan yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 15/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.