Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2016/8760 E. 2017/5357 K. 16.10.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/8760
KARAR NO : 2017/5357
KARAR TARİHİ : 16.10.2017

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … 16. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 13/07/2015 tarih ve 2014/939-2015/600 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkili ile davalı arasında taşıma sözleşmesinden kaynaklanan cari hesap ilişkisi bulunduğunu, davalının müvekkiline ait cari hesapta bulunan 37.224,54 TL alacağını süresinde ödemediğini, bu nedenle müvekkili tarafından davalı aleyhine yapılan icra takibine davalının haksız itiraz ettiğini ileri sürerek davalının icra dosyasına vaki itirazının iptali ile icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; müvekkilinin davacıya hiçbir borcu olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre; tarafların ticari defterleri üzerinde farklı kayıtlar yer almakta olduğu, bu kayıtlarda denetime elverişli bilgi imkanı bulunmadığı, bu durumda davacının yasaya uygun deliller ile davasını ispat etmeye mecbur olduğu ve mevcut tespitlere göre davasını ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan alacak için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece, hükme esas alınan bilirkişi raporunda, tarafların 2011 ve 2012 yılı ticari defterlerinin HMK’nın 222/2. maddesine uygun tutulduğu, taraflar arasında açık hesap ilişkisi bulunduğu ancak taraf defterlerinde farklı kayıtların tespit edildiği, icra takip tarihi itibariyle davacı kayıtlarına göre, davacının davalıdan 12.310,58 TL alacaklı olduğu ve davalı kayıtlarına göre ise davacının davalıdan 359,59 TL alacaklı olduğu, bunun nedeninin davacının defterlerinde kayıtlı olan davacının davalıya düzenlediği faturaların davalının defterlerinde kayıtlı olmamasından ve davalı defterlerinde kayıtlı olan davalının davacıya düzenlediği faturaların davacının defterlerinde kayıtlı olmamasından kaynaklandığı, bu nedenle davacının davalıya hizmet verdiğini ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Oysa bilirkişi raporunda, davacı tarafından tanzim edilen hangi faturaların davalı defterlerinde kayıtlı olmadığı, yine davalı tarafından tanzim edilen hangi faturaların davacı defterlerinde kayıtlı olmadığı tek tek ayrıştırılıp karşılaştırılmadan sadece genel ifadeler kullanılarak eksik incelemeye dayalı rapor düzenlediği anlaşılmaktadır. Bu durumda, tarafların iddia ve savunmaları çerçevesinde, gerekirse yerinde inceleme yetkisi verilerek tarafların defter ve kayıtları detaylı olarak incelenerek ve bilirkişi raporlarına yapılan itirazlar da karşılanmak suretiyle alanında uzman bilirkişilerden rapor alınarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı bilirkişi raporu nazara alınarak yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 16.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.