Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2017/2268 E. 2018/7849 K. 12.12.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/2268
KARAR NO : 2018/7849
KARAR TARİHİ : 12.12.2018

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 28/06/2016 tarih ve 2015/1343-2016/568 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davalı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin Hollanda’da yaşadığını, 07.08.1989 tarihinde davalı banka şubesinde 7.778.000,00 TL’lik vadesiz mevduat hesabı açtırdığını, kısa bir süre sonra bu paranın 7.500.000,00 TL’sinin vadeli hesaba aktarıldığını, vadeli hesabındaki 7.500.000,00 TL’yi çekmek için davalı banka şubesine gittiğinde hesabında para olmadığının bildirildiğini, 03.12.2010 ve 07.02.2011 tarihli ihtarnamelerinden de sonuç alamadığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak şimdilik 10.000,00 TL’nin faiziyle tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, ıslah dilekçesiyle yatırılan 7.778.000,00 eski TL hesabın tespitine, 7.500.000,00 eski TL’sinin vadeli hesaba aktarıldığının tespitine, 7.500.000,00 eski TL’nin davalı bankanın vadeli mevduatlara uyguladığı cari mevduat hesabı oranına göre bileşik faiz yöntemiyle dava tarihine kadar ulaştığı değerin tespitine, bunun mümkün olduğu anda artırılmak üzere asgari 10.000,00 TL’nin dava tarihinden itibaren mevduata uygulanacak en yüksek faiz oranı ile tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, 18.09.1989 tarihinde vadeli olarak açılan hesabın 06.10.1989 tarihinde yapılan ödemeyle kapatıldığını, aradan 22 yıl geçmesi nedeniyle dava zamanaşımına uğradığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre, davalı bankanın hesaptaki paranın hesap sahibine veya hesap sahibinin yetkili kıldığı bir kişiye ödediğini ispat yükü altında olduğu ve davalı bankaca bu hususta delil olarak sunulan hesap ekstrelerinin imzasız olması nedeniyle, davalı bankanın söz konusu hesap ekstreleri ile bu ispat yükünü yerine getirmiş olmadığı fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak 10.000,00 TL talep edildiği, bozmadan sonra ıslahın ise mümkün görülmediği gerekçesiyle davacının fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile; 10.000,00 TL alacağın 17/05/2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, bankaya yatırılan mevduatın tespiti ve iadesi istemine ilişkindir. 5411 Sayılı Bankacılık Kanunu 62.m. gereğince davalı banka mevduat sahibine hesapta bulunan parayı ödemekle yükümlü olup, talep edilmesine rağmen ödenmemesi halinde de ancak talep tarihinden itibaren temerrüt faizinden sorumludur. Bu durumda, mahkemece hesapta bulunan paranın güncellenmesinin yapılması doğru olmamıştır. O halde, davacının hesabının vadeli vadesiz olup olmadığı incelenerek davacının talep ettiği tarihte ulaştığı miktar bulunup bu miktara talep tarihinden faiz işletilerek hüküm verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 12/12/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.