YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/2626
KARAR NO : 2019/92
KARAR TARİHİ : 07.01.2019
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
Taraflar arasında görülen davada … 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 29/11/2016 tarih ve 2015/272 E. – 2016/286 K. sayılı kararın Davalı … ve Marka Kurumu vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair … Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi’nce verilen …/04/2017 tarih ve 2017/327-2017/354 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … …tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin dünyaca tanınmış TIFFANY markasının sahibi olduğunu, … nezdinde müvekkiline ait tescilli 94/011383 sayılı TIFFANY, 94/011384 sayılı TIFFANY & CO, 2010 03352 sayılı TIFFANY TESORO, 2010 12852 sayılı TIFFANY GEMEA, 2007 65206 sayılı TIFFANY & CO şekil markalarının bulunduğunu, TIFFANY markasının da tanınmış marka olarak kayıtlı olduğunu, davaya konu 2014/64239 sayılı “TIFFANY & CO.+ Şekil” marka başvurusunun … YDİK. kararı ile ayırt edicilik vasfı taşımadığı gerekçesiyle reddedildiğini, ancak başvuruya konu işaretin davacı tarafından renk, şekil ve kelime kombinasyonu ile özel olarak tasarlandığını, şeklin üstünde yazılı “TIFFANY & CO.” markasının tescilli marka olduğunu, şekildeki rengin ise Tıffany mavisi olarak tanındığını, markanın bu haliyle alelade bir şekilden ve poşetten ayırt edici olduğunu, benzer mahiyetteki 2007/65206 sayılı “TIFFANY & CO. Şekil” markasının … nezdinde tescilli olduğunu, markanın OHIM nezdinde de …, 8, 9, …, 14, 16, 18, 20, …, …, 28, 34 ve 35. sınıflarda Topluluk Markası olarak tescil edildiğini, markanın tescil edilmemesinin Paris Konvansiyonu 4. mükerrer 6. maddesine aykırı olduğunu, dava konusu markanın kullanım sonucu ayırt edicilik kazandığını ileri sürerek …. …. kararının iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı … vekili, başvuru konusu markanın üç adet “çanta/poşet”ten ibaret bulunduğunu, bu şeklin bir çok ürünün pazarlamasında kullanıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre; dava konusu başvurunun soyut anlamda ayırt edici bir işaret olduğu, dava konusu şeklin kuyumculuk emtiasının genel şekli olmadığı, mavi renkli poşet ve kutulardan oluşan tasarımın herhangi bir ürünü doğrudan tasvir etmediği, sınırları belirli bir formda olduğu ve marka olarak algılanmaya elverişli bulunduğu, turkuaz renkli, üzerinde ”Tiffany & Co.” ibaresini bulunan kağıt çanta şeklinin tescil şartlarını taşıdığı, dava konusu işaretin uyuşmazlık konusu mal ve hizmetler yönünden somut ayırt edici niteliği olduğu, 556 sayılı KHK’nın 7/1-a maddesi anlamında bir tescil engelinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davalı …. …. kararının iptaline karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesi kararına karşı, davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
… BAM 20. Hukuk Dairesince dosya üzerinden yapılan incelemede, tüm dosya kapsamına göre; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dava konusu başvurunun bir bütün olarak 556 sayılı KHK’nın 5. maddesi uyarınca ilişkin bulunduğu hizmetlerden bağımsız olarak soyut anlamda ayırt ediciliği bulunan bir işaret olduğu, turkuaz renkli, üzerinde ”Tiffany & Co.” ibaresini ihtiva eden kağıt çanta şeklinin marka olarak tescilinin mümkün olduğu, herhangi bir ürünü de doğrudan tasvir etmediği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
… Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalının isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye …,00 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 07/01/2019 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.