Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2017/3385 E. 2017/6408 K. 21.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/3385
KARAR NO : 2017/6408
KARAR TARİHİ : 21.11.2017

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada … 5. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 12/04/2016 gün ve 2015/442 – 2016/188 sayılı kararı bozan Daire’nin 20/06/2017 gün ve 2016/10260 – 2017/3910 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalıdan olan alacağının … Asliye Hukuk Mahkemesi’nde kabul edilip kesinleştiğini, tenfiz şartlarının gerçekleştiğini ileri sürerek, … … … Asliye Hukuk Mahkemesi 4. Sivil Hukuk Dairesi’nin 08/05/2008 tarih ve 4 O 271/07 sayılı kararının ve masraf tespit kararının tenfizine karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, yabancı ilamın Anayasa’nın 10 ve 141. maddelerine, maddi ve usul hukukumuzdaki kamu düzeni kurallarına aykırı olduğunu, savunma haklarının kısıtlandığını, yabancı ilamın kesinleşmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu yabancı mahkeme ilamının 13/10/2010 tarihinde Lahey Sözleşmesi uyarınca davalıya tebliğ edildiği, bunun üzerine davalı tarafından yabancı mahkeme nezdinde temyiz yoluna başvurulduğu ancak yabancı mahkemenin kararının adi postaya verilerek tebliğ edildiği ve kararın kesinleştiği, 13/10/2010 tarihinde diplomatik yolla yapılan tebligatın yeni bir temyiz hakkı doğurmayacağı gerekçesiyle reddedildiği, yabancı mahkeme kararına karşı … Yüksek Eyalet Mahkemesi nezdinde itiraz edildiği, itirazın reddine karar verildiği, yabancı mahkeme kararının tenfiz edilebilmesi için öncelikle kararın usulüne uygun olarak kesinleşmesi gerektiği, … ile … arasında 28.04.1972 tarihinde yürürlüğe giren 1965 tarihli Adli Yardımlaşmaya İlişkin Lahey Sözleşmesi hükümleri gereğince tebligatların diplomatik yolla yapılacağının kararlaştırıldığı, bu yolla tebliğ edilmeyen bir yabancı mahkeme ilamının kesinleşmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş, Dairemizce karar davacı yararına bozulmuştur.
Davalı vekili karar düzeltme istemiştir.
Dava, yabancı mahkeme kararının tenfizi istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce, davalının sunduğu ve redde mesnet alınan tercüme evrakının, ilgili ülke makamlarınca usulen onanmış asıl veya kararı veren yargı organı tarafından onanmış örnek yada onanmış suret olmadığı gerekçesiyle karar bozulmuştur.
Ancak; söz konusu … Asliye Hukuk Mahkemesinin 29.12.2010 tarihli itirazın reddi kararı ve bu kararın temyizi üzerine … Yüksek Eyalet Mahkemesinin 14.06.2011 tarihli temyiz başvurusunun reddi kararı davalı yanca fotokopi üzerinden tercüme ettirilmiş,
yeminli tercüme belgesi dosyaya sunulduğunda davacı yanca açıkça sahteliği ileri sürülmemiştir. Davalı yanca karar düzeltme dilekçesine ekli karar aslı da dosyaya sunulmuş olup, önceden sunulan tercümelerin sahih bir belge olduğu anlaşılmaktadır.
O halde; eldeki dava açısından verilen bozma kararının kaldırılarak yerel mahkeme kararının onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin karar düzeltme itirazının kabulü ile Dairemizin 20.06.2017 tarih 2016/10260 Esas 2017/3910 Karar sayılı bozma ilamının kaldırılarak yerel mahkeme kararının ONANMASINA, peşin harcın onama harcından mahsubu ile bakiye 2,20 TL’nin temyiz eden davacıdan alınmasına, ödediği karar düzeltme harcının isteği halinde karar düzeltme isteyen davalıya iadesine, 21/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.