YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/3567
KARAR NO : 2019/2390
KARAR TARİHİ : 28.03.2019
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
(TİCARET MAHKEMESİ SIFATIYLA)
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada … 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 23/12/2015 gün ve 2015/831 – 2015/856 sayılı kararı onayan Daire’nin 15/06/2017 gün ve 2016/5007 – 2017/3774 sayılı kararı aleyhinde taraf vekilleri tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, davalıların her istendiği an geri ödeneceği ve yatırılan paralar karşılığı yüksek faiz verileceği garantisiyle binlerce kişiden para topladıklarını, bu kapsamda müvekkilinden de hisse senedi devir ve kabul sözleşmesi başlıklı belge karşılığında para alındığını, ancak müvekkilince istenmesine rağmen alınan paranın geri ödenmediğini, davalıların eylemlerinin hukuki dayanağının bulunmadığını, TTK, Bankalar Kanunu ve SPK hükümlerinin ihlal edildiğini, anılan kanunlar uyarınca müvekkilinin şirket ortağı yapılmasının mümkün bulunmadığını, şirket yönetim kurulu üyelerinin yürütülen bu faaliyetler nedeniyle defalarca yargılandıklarını ve mahkum edildiklerini, yapılan bu yargılamalar neticesinde şirket defterlerinde bulunan kayıtların gerçeği yansıtmadığının tespit edildiğini, TTK’nın 336. maddesi uyarınca davalı …’ın da ortaya çıkan zarardan sorumlu olduğunu ileri sürerek, geçerli bir ortaklık ilişkisinin bulunmadığının tespitine, kurulan yatırım ilişkisinin hükümsüzlüğüne, 18.571 EURO karşılığı 33.428 TL alacağın faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile, davacıyla davalı şirket arasında geçerli bir ortaklık ilişkisi bulunmadığının tespitine, 33.011,12 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin istemlerin reddine dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar Dairemizce onanmıştır.
Taraf vekilleri bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
1-Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere, 11/06/2007 olan dava tarihinin gerekçeli karar başlığında 17/11/2015 şeklinde gösterilmesinin maddi hata niteliğinde bulunup mahallinde her zaman düzeltilebilecek olmasına göre, HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen davacı vekilinin tüm karar düzeltme istemlerinin, davalılar vekilinin ise aşağıdaki bent dışında kalan sair karar düzeltme istemlerinin reddi gerekir.
2-Dava, geçerli şekilde ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın tahsili istemine ilişkindir. Dairemizin 22/02/2013 tarih 2012/14260 Esas 2013/3239 Karar sayılı bozma ilamı öncesinde mahkemece verilen 07/06/2012 tarihli ilam ile davanın kısmen kabulüne, davacı ile davalı arasında geçerli surette kurulmuş bir ortaklığın bulunmadığının tespitine, kurulan yatırım ilişkisinin hükümsüzlüğüne, 33.428,00 TL’nin dava tarihinden itibaren kanuni faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya dair talebin reddine hükmedilmiştir. Bu hüküm davacı vekilince temyiz edilmemiş ve mümeyyiz davalılar yararına bozulmuştur. Bu suretle, faiz oranına ilişkin hususta davalılar lehine usuli müktesep hak oluştuğu halde, mahkemece alacağın ticari avans faiziyle tahsiline karar verilmesi doğru olmadığından Dairemizin 15/06/2017 tarihli 2016/5007 Esas 2017/3774 Karar sayılı onama ilamının kaldırılarak, bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, HUMK 438/7. maddesi uyarınca mahkemenin 23/12/2015 tarihli kararının düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin tüm karar düzeltme istemlerinin, davalılar vekilinin ise sair karar düzeltme istemlerinin HUMK 442. maddesi gereğince REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 15/06/2017 tarihli 2016/5007 Esas 2017/3774 Karar sayılı onama ilamının kaldırılarak yerel mahkemenin 23/12/2015 tarihli kararının hüküm fıkrasının 1 numaralı bendinde yer alan “ticari avans faizi” ibarelerinin çıkartılarak, yerine “kanuni faizi” ibarelerinin yazılmasına, mahkeme kararının DÜZELTİLMİŞ BU HALİYLE ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 27,10 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 389,49 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davacıdan alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, ödedikleri temyiz peşin, temyiz ilam ve karar düzeltme harcının istekleri halinde karar düzeltme isteyen davalılara iadesine, 28/03/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.