YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/4432
KARAR NO : 2017/6357
KARAR TARİHİ : 20.11.2017
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 23/10/2014 tarih ve 2013/637-2014/663 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, şirket malvarlığındaki 4 no’lu bağımsız bölümün davalı … tarafından diğer davalı eşi …’a devir ve temlik edildiğini, tapudaki kaydın yolsuz tescil olduğunu, temlikin muvazaalı olduğunu, taşınmaz satışı ile ilgili şirket ticari defterlerinde herhangi bir alacak kaydının mevcut olmadığını, davalı …’ın dava konusu taşınmazı satın alabilecek maddi güce sahip olmadığını, tapudaki satım bedeli ile taşınmazın gerçek bedeli arasında fahiş bir fark olmasının da ayrıca satışın muvazaalı yapıldığına karine teşkil ettiğini iddia ederek tapuda davalılardan … adına tescil edilen taşınmazın tapusunun iptali ile müvekkili şirkete adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar vekili, dava konusu evin müvekkili …’a devri için davacılarla anlaşıldığını, davacıların rıza gösterdiğini, dava konusu evin bedeli için tapu devir işlemi sırasında bir kısım ödendiğini, bir kısmının davacı şirkete ödendiğini, davacı şirketin karşılığında fatura verdiğini, müvekkilinin bir kısım kredileri çekerek şirket için kullandığını, evin bedelinin şirkete fazlasıyla ödendiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacı şirketin 2011 ve 2012 yılı ticari defterlerinin incelendiği, davacı şirketin ortağı ve satış tarihi itibariyle şirket müdürlüğünü yürüten davalı …’ın davaya konu edilen … Merkez … Mahallesi 318 ada 31 parselde kayıtlı 4 nolu bağımsız bölümü diğer davalı Eşi …’a şirketteki müdürlük yetkisini kullanarak 02/10/2013 tarihinde 27.000,00 TL bedel ile sattığı, şirketin defterleri üzerinde yaptırılan incelemede dava konusu edilen satış ile ilgili herhangi bir kaydın ve belgenin olmadığı, taşınmazın devir tarihindeki değerinin 84.600,00 TL olduğu, tapuda satış değerinin ise 27.000,00 TL olarak gösterildiği, niza konusu taşınmazı satın alan davalı …’ın eşinin şirketteki konumunu bildiği, yaptığı iş nedeniyle belirlenen bedelin ödendiği hususunda davalı tarafça dosyaya bilgi ve belge sunulamadığı, görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli bağış sözleşmesinin de öngörülen şekil koşullarından yoksun bulunduğundan yapılan satışın muvazaalı olduğu, keşifle belirlenen satış tarihindeki bedel ile satış yapılan bedel arasında üç katından fazla fark oluştuğu, davalıların da niza konusu taşınmazı gerçek bedelini ödeyip satın aldığına ilişkin dosyaya inandırıcı deliller sunamadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile dava konusu taşınmazın tapusunun iptali ile davacı şirket adına tescil edilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, muvazza iddiasına dayalı tapu iptal ve tescil istemine ilişkin olup, mahkemece yazılı şekilde davanın kabulüne karar vermiştir. Dava konusu taşınmaz şirket adına tescilli iken davalı … tarafından şirketi temsilen 02/10/2013 tarihinde davalı eşi … satılmış ve onun adına tescil edilmiştir. Davalılar tarafından taşınmaz satış bedeli olarak şirket tarafından tanzim edilmiş bir kısım faturalar ile davalı tarafından davacı şirket adına gönderilmiş banka ödeme dekontlarının sunulduğu, kullanılan kredilerin şirket lehine kullanıldığı iddia edildiği ve bunların şirket ticari defterlerinde kayıtlı olduğu ileri sürülmüştür. Mahkemece şirket kayıtları getirtilerek taşınmazın satış tarihinde şirket temsilcilerinin kimler olduğu, tek başına ya da birlikte temsil ilişkisinin olup olmadığı, satışın yetkili temsilci tarafından yapılıp yapılmadığı ve yine davacı tarafından sunulan fatura ve ödeme dekontlarının tarihi itibarıyla ilgili yıla ait şirket ticari defter ve kayıtları incelenerek kayıtlı olup olmadığı, şirket kasasına girip girmediği hususları irdelenerek sonucunda satışın muvazaalı olup olmadığına karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın davalılar yararına bozulmasını gerektirmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davalılar vekilinin (1) numaralı bent dışındaki sair temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davalılar yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine YER OLMADIĞINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 20/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.