Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2018/2473 E. 2019/4057 K. 22.05.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/2473
KARAR NO : 2019/4057
KARAR TARİHİ : 22.05.2019

MAHKEMESİ : ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA

Taraflar arasında görülen davada Antalya 3. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 10/05/2017 tarih ve 2015/73 E – 2017/316 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi’nce verilen 26/02/2018 tarih ve 2017/1293-2018/248 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkiline ait meşhur ve maruf olan “BİM” markası ile davalıya ait 2000/26625 sayılı “ak-bim akdeniz bilgi işlem merkezi ab” ibareli tescilli markasının görsel ve işitsel olarak ayırt edilemeyecek düzeyde birbirine benzediğini, 556 sayılı KHK’ nın 8/1-b bendi uyarınca hem markaların benzerliği hem de davalıyla aynı sınıflardaki mal ve hizmetler için tescil edilmesinin iltibas tehlikesi yarattığını, bu durumun 556 sayılı KHK’ nın 8. maddesince gereği tescil engeli, 42. maddesi gereği hükümsüzlük nedeni oluşturduğunu ileri sürerek, davalıya ait markanın tescil belgesinin hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, 1995 yılında kurulan davacı şirketin perakende gıda satış sektöründe tanındığını, müvekkili şirketin ise 1991 yılında kurulduğunu ve bilgisayar ve yan donanımları ticareti yaptığını, her iki markanın şekil olarak birbirine benzemediğini, 556 sayılı KHK’daki kötüniyet olgusunun gerçekleşmediğini, taraflar arasında 14/12/2009 tarihli faturaya dayalı alışveriş ve iş ilişkisi olduğunu, müvekkilinin markasının tescilinden itibaren beş yıl içinde hükümsüzlük davası açmayıp şimdi dava açmasının TMK’nın 2. maddesindeki dürüstlük kuralına aykırı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
İlk derece mahkemesince iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirketin 1991 yılında kurulduğu, taraf markaları arasındaki benzerliğin ayırt edilemez düzeyde olmadığı, davalının engelleme, baskı, şantaj gibi saiklerle hareket ettiğini gösteren delil bulunmadığı, davalı şirket tarafından davacı şirket adına 2009 – 2010 yıllarında düzenlenmiş iki adet fatura olduğu, davacının davalının AK-BİM unvanından bu fatura tarihleri itibariyle haberdar olduğu, bu tarihten itibaren öngörülen 5 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği, davalının 08/12/2000 tarihinde markasını tescil ettirdiği ve kötüniyetli olduğunu gösterir delil olmadığı, bu nedenle hükümsüzlüğü bu yolla da talep edemeyeceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacı vekilince istinaf isteminde bulunulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince tüm dosya kapsamına göre, ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 8,50 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 22/05/2019 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.