Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2018/4265 E. 2020/1844 K. 20.02.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/4265
KARAR NO : 2020/1844
KARAR TARİHİ : 20.02.2020

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 25/04/2018 tarih ve 2016/737-2018/466 sayılı kararın Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi davalı banka vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 18/02/2020 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. …, davalılardan …Finansbank A.Ş. vekili Av. … dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin davalı bankanın Hasanpaşa Şubesi’nde döviz hesabının bulunduğunu, davalı Finasbank A.Ş’nin Hasanpaşa Şube Müdürü …’nın, müvekkili dahil çok sayıda banka mudisinin hesaplarında hesap sahiplerinin bilgisi ve talimatı dışında sahte imzalarla suç teşkil eden hukuka aykırı bankacılık işlemleri yaptığını, müvekkilinin hesabından 200.000 USD’nin … tarafından sahte ve ileri bankacılık işlemleri ile zimmetine geçirildiğini ve bu sanık hakkında kamu davasının açıldığını ileri sürerek müvekkilinin hesabından çekilen 200.000 USD’nin çekildiği 03/02/2009 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun’un 4/a maddesi uyarınca Devlet bankalarının 1 yıllık USD mevduatına uyguladığı en yüksek mevduat hesabı ile birlikte davalı banka ile parayı çeken …’dan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı banka vekili, öncelikle ceza davasının sonucunun beklenmesi gerektiğini, paranın, dava konusu işlemlerle firma hesabından çekildikten sonra firmanın ortaklarının ve yetkililerinin hesaplarına gönderildiğini, bu bedellere hesap sahipleri tarafından itiraz edilmediğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Davalı … vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece uyulan bozma ilamına göre, 08/08/2008 tarihinde çekilen 75.000 USD ve 03/12/2008 tarihinde çekilen 25.000 USD’nin davacı şirket hesabından çekildiği, bu yönde şirket yetkililerin bir talimatı olmadığı, dekontlardaki imzaların ise şirket yetkililerine ait olmadığı, davalı bankanın bu tutarlardan sorumlu olduğu gerekçesi ile davalı … aleyhine açılmış dava atiye bırakılmış olduğundan esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davalı … aleyhine açılmış davanın kısmen kabulüne, 100.000 USD’nin temürrüt tarihi olan 03/02/2009 tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasa’nın 4/a maddesi uyarınca 1 yıllık USD mevduatına kamu bankalarınca uygulanan en yüksek mevduat faizi ile birlikte ödeme tarihindeki efektif satış kuru üzerinden TL karşılığının davalı …Ş’den alınarak davacı tarafa verilmesine, bakiye talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı davalı banka vekili temyiz etmiştir.
Dava, bankacılık işleminden kaynaklanan alacak istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Somut olayda, davacı taraf davalı banka nezdinde bulunan döviz hesabından herhangi bir talimat olmaksızın rıza dışında 08/08/2008 tarihinde 75.000 USD, 09/09/2008 tarihinde 100.000 USD ve 03/12/2008 tarihinde de 25.000 USD olmak üzere 200.000 USD’nin alındığını ileri sürmüş, davalı taraf ise davacı şirketin hesabından çekilen paranın davacı şirketin ortaklarının ticari ilişkide bulunduğu kişiler ile davacı şirketin ortaklarının akrabalarının hesaplarına aktarıldığını savunmuştur. Davacı şirket hesabından çekilen paralar konusunda şirket yetkililerin bir talimatı olmadığı, dekontlardaki imzaların ise şirket yetkililerine ait olmadığı sabittir.
Mahkemece alınan bilirkişi raporunda, 09/09/2008 tarihinde davacının hesabından çekilen 100.000 USD’nin 50.000 USD’lik bölümünün aynı gün … isimli şirket ortağının hesabına yatırıldığı, kalan 50.000 USD’nin de aynı gün yine şirketin diğer ortağı …’in hesabına yatırıldığı, bu işlemlerin yasal olmadığı ve davalı bankanın davacı şirkete karşı sorumlu bulunduğu açık ise de, bunun örtülü onay olarak nitelendirilebileceği belirtilmiş, keza davacı taraf da rapora bu yönden itiraz etmemiş, mahkemece de 100.000 USD’lik bu talep reddedilmiş; diğer talepler yönünden davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı tarafça temyiz edilmemiş, davalı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce bozulmuştur.
Dairemiz bozma ilamında, mahkemece, davacı şirketin hesabından çekilen 75.000 USD ile 25.000 USD’nin şirket hesabından çekildikten sonra kimlerin hesabına yattığı, bu işlemlerin bir nedeninin bulunup bulunmadığı, hesaplarına para yatan kişilerin davacı şirket ile bir ilişkilerinin bulunup bulunmadığının davacı şirketin bu işlemlere icazet verip vermediği noktasında tartışılması, ayrıca ceza yargılamasında dava konusu edilen miktarların da yargılama konusu olup olmadığının saptanması, ceza mahkemesi kararının kesinleşip kesinleşmediğinin belirlenmesi ve davacı şirketin yine aynı şekilde hesabından çekilen paralara bir itirazda bulunmaması ile dava konusu işlemlerden sonra işlemler varsa, bu tür işlemlere neden karşı çıkılmadığı hususlarının da davacı şirketin bu para çekimlerini benimseyip benimsemediği noktasında tartışılması gerektiği belirtilmiş ise de; mahkemece bozma ilamına uyulmasına rağmen, uyuşmazlık konusu işlemlerin bir nedeninin bulunup bulunmadığı, hesaplarına para yatan kişilerin davacı şirket ile bir ilişkilerinin olup olmadığı, dava konusu işlemlerden sonra işlemler varsa, bu tür işlemlere neden karşı çıkılmadığı hususları da davacı şirketin bu para çekimlerini benimseyip benimsemediği noktasında tartışılmamış olup, bozma ilamının gereklerini yerine getirmeyen eksik inceleme ile hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün temyiz eden davalı banka yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı banka vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 2.540,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalı …Ş.’ye verilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalı bankaya iadesine, 20/02/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.