Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2018/4407 E. 2020/2827 K. 11.06.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/4407
KARAR NO : 2020/2827
KARAR TARİHİ : 11.06.2020

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 25/02/2015 gün ve 2014/788 – 2015/107 sayılı kararı onayan Daire’nin 29/05/2018 gün ve 2016/8998 – 2018/4037 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin hissedarı olduğunu, davalı şirketin 24.07.2012 tarihinde yapılan genel kuruluna müvekkilinin usulüne uygun şekilde çağrılmadığını ve alınan kararların kanuna ve dürüstlük kurallarına uygun olmadığını, müvekkilinin toplantıdan haberdar olmadığı için bilançoyu ve denetim raporunu inceleyemediğini, dolayısıyla azınlık haklarının kısıtlandığını, gündemin 3. ve 4. maddelerinde denetçi raporu, bilanço gelir gider tablosunun okunup onaylandığını, gündemin 5. ve 6. maddelerinde yönetim kurulu üyelerinin ve denetim kurulu üyelerinin ibrasına karar verildiğini, 7. maddesinde her bir toplantı başına yönetim kurulu başkanına 12.500, TL yönetim kurulu üyelerinin her birine de toplantı başına 5.000, TL olmak üzere huzur hakkı tayin edildiğini, bir toplantının şirkete maliyetinin 22.500, TL olduğunu, fahiş huzur hakkı tayininin örtülü kâr dağıtımı niteliğinde olduğunu, gündemin 8. ve 9. maddesinde yönetim kurulu ve denetçi seçildiğini, 10. maddesinde yönetim kurulu üyelerine TTK 395 ve 396. maddesi uyarınca yetki verilmesinin de hukuka aykırı olduğunu, zira davalı şirketin hissedarı ve yönetiminde bulunan ve tekrar yönetimine seçilen … ve …’in de bu maddenin oylamasında oy kullandığı, bu kişilerin davalı şirketin hakim ortağı durumunda olan dava dışı SNR Holding A.Ş.’nin %99 hissesine sahip olduğu ve oylamada bu şirketin de oy kullandığını, oysa yöneticilerin ve yöneticilerin yönettiği hakim şirketin ibra ve bilançoların onaylanması maddelerinde oy kullanamayacağını ileri sürerek genel kurul toplantısında alınan tüm kararların yoklukla malul olduğunun tespitine ve iptaline, bu talep kabul edilmediği takdirde, alınan 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9 ve 10 numaralı kararların iptaline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davacının dava dilekçesinde belirtiği adresinde iadeli taahhütlü mektup yoluyla 12.07.2012 tarihinde usulüne uygun şekilde toplantıya davet edildiğini, fakat tebliğ edilemediğini, ayrıca 06.07.2012 tarihinde Ticaret Sicil Gazetesinde genel kurul toplantısı ve gündeminin ilan edildiğini, bu tarihten 17 gün sonra toplantının icra edildiğini, davacının hissesinin küçük olması karşısında alınacak kararlarda da etkisinin olamayacağını, işbu davanın iyiniyetle açılmadığını, alınan kararların kanunlara ve dürüstlük kurallarına uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece davanın reddine dair verilen karar davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce onanmıştır.
Bu kez davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 38,50 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 477,45 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davacıdan alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 11/06/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.