YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/5014
KARAR NO : 2019/2393
KARAR TARİHİ : 28.03.2019
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada … … 4. Asliye Ticaret Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 05/06/2018 tarih ve 2018/165-2018/561 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davalı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili adına davalı Banka’nın …Şubesinde mevduat hesabı açıldığını, müvekkilinin murisi ve babası olan …’ın 26.12.2002 tarihinde vefat ettiğini, aynı gün davalı Banka’nın …Şubesi Müdürlüğü’ne … adına düzenlenmiş yazı ile müvekkilinin hesabındaki 10.000,00 TL’nın … hesabına aktarılmasını ve bundan sonra aynı paranın …’ya verilmesine ilişkin talimat verildiğini, ölüm döşeğinde olan veya muhtemelen ölmüş olan bir insanın bu şekilde talimat vermesi ve altına imza atmasının mümkün olmadığını ileri sürerek, 10.000,00 TL’nın ödeme tarihinden itibaren işleyecek en yüksek faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, talimat altındaki imzanın murise ait olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre; geçersiz talimatla paranın ödenmesini sağlayan banka çalışanlarının gözetim ve denetim görevini yerine getirmedikleri, buna göre güven kurumu olan davalı bankanın olayda tam kusurlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 10.000 TL maddi tazminatın ödeme tarihi olan 26.12.2002 tarihinden tahsil tarihine kadar işleyecek 3095 sayılı Yasanın 2/2. maddesi gereğince avans esasına göre hesaplanan temerrüt faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 512,10 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 28/03/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.