Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2018/5122 E. 2020/2566 K. 02.06.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/5122
KARAR NO : 2020/2566
KARAR TARİHİ : 02.06.2020

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 23/02/2016 gün ve 2014/757 – 2016/145 sayılı kararı bozan Daire’nin 21/05/2018 gün ve 2016/11123 – 2018/3743 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 28.09.2012 tarihinde davalı bankadan 2.000.000 TL tutarında kredi kullandığını, 9. taksidini ödediğinde bakiye 1.778.062,65 TL borcunun kaldığını, bankanın erken kapama ücreti alınmayacağını bildirmesi üzerine 18.07.2013 tarihinde borcun tamamen ödendiğini, ancak davalının haksız olarak 74.678,60 TL tutarında erken kapama ücreti tahsil ettiğini, yine müvekkilinden yapılan hesap işletim ücreti tahsilatının dayanağının bulunmadığını, ayrıca sözleşmede yer almadığı halde banka tarafından 28.09.2012 tarihinde 7.000 TL dosya masrafı alındığını, sözleşmedeki erken ödeme komisyonu alınacağına dair düzenlemenin BK’nın 20 vd. maddeleri kapsamında genel işlem koşullarından olduğunu ileri sürerek şimdilik 10.000 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili, 11.11.2014 kayıt tarihli dilekçesi ile toplam 74.678,60 TL’nin tahsilini istemiştir.
Davalı vekili, tüm işlemlerin Genel Kredi Sözleşmesi kapsamında yapıldığını, erken kapama halinde komisyon alıncağının sözleşmede kararlaştırıldığını, bankanın reel zararının alınan erken kapama komisyonundan daha fazla olduğunu, dosya masrafı ve hesap işletim ücretinin de sözleşme çerçevesinde alındığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, 60 aylık sürede geri ödemesi planlanan kredinin ilk 9 taksitinin ödenmesinden sonra 51 ay önce kapanmasının bankanın maliyetlerini artıracağı, yargı içtihatları ve diğer bankaların da taksitli ticari kredilerin erken kapatılması durumunda ana para üzerinden %4- %5 oranında erken kapama komisyonu tahsil ettikleri dikkate alındığında davalı banka tarafından %4 oranı üzerinden erken kapama komisyonu tahsil edilmiş olmasının uygun olduğu, genel kredi sözleşmesinin 2.09 maddesindeki düzenlemenin haksız şart olarak değerlendirilemeyeceği, davacının basiretli bir tacir gibi hareket ederek öncelikle bir çok bankadan faiz oranı ve dosya masrafı gibi tüm masraflara ilişkin fiyat alıp sonra en avantajlı fiyatlama yapan bankadan kredi kullanmaya karar vereceğinin kabul edilmesi karşısında 7.000 TL dosya masrafı alınacağının kabul edilerek kredinin kullanıldığının kabulünün gerektiği, alınan dosya masrafının da kullanılan kredinin %0,35’i olduğu dikkate alındığında davacının dosya masrafı adı altında tahsil edilen tutarın iadesi isteyemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar taraf vekillerinin temyiz istemi üzerine Dairemizce bozulmuştur.
Bu kez davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 38,50 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 477,45 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davalıdan alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 02/06/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.