YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/5340
KARAR NO : 2020/3558
KARAR TARİHİ : 22.09.2020
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 04.09.2018 tarih ve 2014/645-2018/614 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davacı vekili ve davalı şirket vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, duruşma için belirlenen 15.09.2020 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı asil … ve vekili Av. … dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı …. tarafından, diğer davalı … lehine 125.000 ABD Doları bedelli, 01.12.2006 vadeli senedin 22.03.2002 tarihinde tanzim ve imza edildiğini, … tarafından tekrar babası dava dışı …’e, baba …’in de oğlu müvekkiline ciro ve teslim ettiğini, bononun 18.09.2008 tarihinde icra takibine konulduğunu, senet borçlusu tarafından borca ve imzaya itiraz olmadığından borcun miktarı bakımından takibin kesinleştiğini, Biltur A.Ş’nin anne, baba ve çocuklardan oluşan bir aile şirketi olduğunu, dava konusu senedi imzalayan …’in şirketin kurucusu olup, o tarihteki fiilen ve hukuken tek hakimi olduğunu, müvekkilinin kardeşi olan davalı …’in ise senedi imza sirkülerindeki yetkisi gereğince müştereken babasıyla birlikte ayrıca imzaladığını, davalı ileri sürerek dava konusu senet karşılığı 221.337.- TL alacağın yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, zamanaşımı def’inde, davalı … yönünden husumet itirazında ve ayrıca her iki davalı yönünden derdestlik itirazında bulunmuş, davacının şirketten hiçbir alacağının bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacının temel ilişkiye dayanarak bono bedelini talep ettiği, senedin vade tarihi olan 01/12/2006 tarihinde istenebilir hale gelmiş olmasına göre TBK’nın 146. BK’nın 125.maddesi uyarınca bu tarihten itibaren 10 yıllık zamanaşımı söz konusu olmakla, davalı vekilinin zamanaşımı itirazının haklı olmadığı, davalı şirket adına söz konusu senedin, o tarihte şirket yetkilisi olan … tarafından düzenlendiği, senedin şirket kayıtlarında yer almadığı, her iki davalının imzasını taşıdığı, davalı şirket tarafından senedin ödenmediği bu nedenle şirketin davacı yararına sebepsiz zenginleştiği, …’in yazılı delil başlangıcı özelliği taşıyan bu senetten ötürü borçlu olduğunun kabul edilemeyeceği gerekçesiyle davalılardan Biltur Turz. İnş. Tic. A.Ş aleyhine açılan davanın kabulü ile 221.337,00 TL’nin 24/01/2013 olan dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, … aleyhine açılan davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve davalı şirket vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davalı şirket vekilinin temyiz itirazlarına gelince; dava, yazılı delil başlangıcı olan senetten dolayı davalıların sorumlu olduğu iddiasına dayalı alacak istemine ilişkindir. Dava konusu senedin vade tarihi 01.12.2006, dava tarihi ise 13.02.2013 olup, işbu dava 6102 sayılı TTK’nın 732. maddesine (6762 sayılı TTK 644. madde) dayalı açılmış bir sebepsiz zenginleşme davasıdır. Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK’nın 732. maddesinde düzenlenen sebepsiz zenginleşme hukuksal nedenine dayalı olarak açılan takip ve davalarda zamanaşımı süresi, senedin zamanaşımına uğradığı tarihten itibaren 1 yıldır. Senedin vadesine (01.12.2006) göre hesap edilen üç yıllık zamanaşımı süresi dolduktan sonraki bir yıllık zamanaşımı süresinin de 02.12.2010 tarihinde dolduğu, davanın ise 24.01.2013 tarihinde zamanaşımı süresi içinde açılmadığı anlaşıldığından davanın reddine karar vermek gerekirken kabulüne karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı şirket vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün mümeyyiz davalı şirket yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 18,50 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalı şirkete iadesine, 22.09.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.