YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/5514
KARAR NO : 2020/2846
KARAR TARİHİ : 15.06.2020
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 28/05/2015 gün ve 2011/92 – 2015/343 sayılı kararı onayan Daire’nin 12/09/2018 gün ve 2016/14095 – 2018/5205 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, davacı tarafından 30/03/2007 tarih ve 2007/138 nolu kararla el konulan şirketin radyo ve televizyon yayıncılığı yapan bir şirket olduğunu, davalının bu şirketin 50.000.- TL sermaye payından 49.600.- TL’lık payın sahibi olup, en yüksek hissedarı bulunduğunu, el konulan şirketin 2000-2004 dönemlerinde zarar ettiğini, şirket yönetim kurulunca alınan 20/07/2004 tarih ve 2004/3 nolu kararla, “2003 yılı bilançosunda görülen 460.813,02 TL tutarındaki geçmiş yıl zararının ve 282.052,81 TL tutarındaki dönem zararının tamamının şirket hissedarlarından … tarafından üstlenilmesine” oybirliğiyle karar verildiğini, davalının da “sözkonusu yönetim kurulu kararını onaylıyorum ve belirtilen tutarları üstlenmeyi taahhüt ediyorum” şeklinde yazılı taahhüdüyle yönetim kurulu kararı doğrultusunda bahsi geçen dönem zararlarını üstlendiğini, ancak aradan geçen uzun süreye rağmen davalının, üstlendiği bu borcu ödemediğini, davalıdan 742.865,83 TL alacağın 20.000,00 TL’sinin İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2009/202 E. sayılı davada talep edildiğini, talebin hüküm altına alındığını ileri sürerek, kalan 722.865,83 TL’nin taahhüt tarihi olan 20/07/2004 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece davanın kabulüne dair verilen kararın davacı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce onanmıştır.
Bu kez davacı vekili karar düzeltme talebinde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK 442. maddesi gereğince REDDİNE, davacıdan harç ve ceza alınmasına yer olmadığına, 15/06/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.