Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2018/5740 E. 2020/3539 K. 23.09.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/5740
KARAR NO : 2020/3539
KARAR TARİHİ : 23.09.2020

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Ortaca 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 06.06.2018 tarih ve 2015/502-2018/257 sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesinin davalı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, duruşma için belirlenen 22.09.2020 günü tebligata rağmen gelen olmadığı yoklama ile anlaşıldı, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının taşeronu olan müvekkilinin 2008 ve 2009 yıllarında orman emvali nakliyesi yaparak Orman İşletme Müdürlüğü’ne teslim ettiğini, taşıma bedelinin ödenememesi üzerine başlatılan icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın haksız olduğunu ileri sürerek, itirazın iptalini ve icra inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili kooperatifin 2008 ve 2009 yılları olağan genel kurulunda ortakların kesme, sürtme ve nakliye alacaklarının zamanında ödendiği hususunda karar alınarak bilanço ve K/Z cetvellerinin kabul ve ibra edildiğini, dava konusu dönemlerde davacının götürü usuldeki vergi sistemine tabi olması nedeniyle fatura kesemediğini, yaptığı işlerin kardeşi … adına faturalandırıldığını savunarak, davanın reddini ve kötü niyet tazminatının tahsilini talep etmiştir.
Mahkemece uyulan bozma ilamına göre, davacının davalı kooperatif adına nakliyat işi yaptığı, Orman İşletme Müdürlüğü tarafından sevk ve pusulaların davacı adına kesilmiş olduğu, emvaller için ödenen toplam miktarın 37.242,74 TL olduğu ve ayrıca vaidi fiyatlar üzerinden %10 kesinti yapıldığında 33.518,47 TL davacının davalıdan alacaklı olduğu, davalının davacıya bu miktarı ödediğini ispat edemediği gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 1.701,25 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 23/09/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.