YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/5793
KARAR NO : 2021/1411
KARAR TARİHİ : 18.02.2021
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 22.03.2012 gün ve 2011/19 E. – 2012/50 K. sayılı kararı reddeden – onayan Daire’nin 09.04.2018 gün ve 2017/3580 E. – 2018/2488 K. sayılı kararı aleyhinde temlik alan TMSF vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, Uzan Grubu’na ait şirketlerin ortaklarının temettü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetimine TMSF tarafından el konulduğu, söz konusu grup şirketlerinin muhasebe kayıtlarının incelemeye alındığını, incelemeler neticesinde kasada olması gereken nakit ve çek tutarları ile mevcutlar arasında fahiş farklar bulunduğunu, şirket kasasında mevcut açığın, fiili olarak şirket kasasına ödenmemekle birlikte fiktif olarak ödenmiş gibi gösterilen apel ödemelerinden kaynaklandığını, şirketin ortağı olarak resmi kayıtlarda gözükmemelerine rağmen şirket yönetiminin belirli bir grup tarafından yürütüldüğünü (hakim ortaklar), resmi kayıtlarda yer alan şirket ortaklarının ise (figüran ortaklar) göstermelik ve muvazaalı bir şekilde ortak sıfatını taşıdıklarını, şirketi temsil ve ilzama yetkili kişiler tarafından hakim ortaklar lehine verilen umumi vekaletnamelerle şirketin hakim ortaklar tarafından yönetildiği, şirket yöneticisi konumunda olan kişilerin esasen figüran ortaklar olmakla birlikte şirketin hakim ortakları ile birlikte hareket ettiklerini ve oluşan şirket zararından sorumlu olduklarını, TTK’nin 306. maddesi uyarınca apel yükümlülüğü yerine getirilmemiş iken getirilmiş gibi gösterilmesi usulsüzlüğüne karışarak yönetimi ve denetimi elinde bulundurdukları kişilerin, bu durumu bilen veya bilebilecek durumda olan kişilerin ve bu fiillere iştirak eden, onaylayan, yürüten ve talimat veren, şirket muhasebe, finans ve diğer ilgili departmanlarda görev yapan şirket çalışanlarının şirketin tüm zararlarından müşterek ve müteselsil sorumlu olduğunu, şirket sermaye artırımının 20.03.2003 tarihinde yapılmış olduğunu, bu tarih itibarıyla esasen ödenmemekle birlikte ödenmiş gibi gösterilen apel ödemlerinin bu tarihler itibari ile şirket kasasına girmiş olması gerektiğini, TTK’nin 140. ve 141. maddeleri uyarınca her bir apel ödemesinin sermaye artırımı tarihlerinden itibaren işleyecek kademeli ticari faizi ile birlikte şirket zararının tanzimini talep etmek zorunluluğunun doğduğunu iddia ederek 20.03.2003 tarihinden beri ödenmeyen toplam 250.000,00 TL apel ödemesinin fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 5.000,00 TL’nin şirketin hakim ortaklarının şirketin fiktif apel tahsilatının tamamından sorumlu olduklarının tespiti ile davalıların sorumlu oldukları miktarları belirtilerek belirtilen tarihlerden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte, şirket ortakları, yönetim ve denetim kurulu üyeleri ve şirket çalışanları ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Bir kısım davalılar vekili, dava konusu için zamanaşımının dolduğunu, davacının temlik alan sıfatıyla aktif husumet ehliyetinin olmadığını, şirketin zararın nereden kaynaklandığını belirtmediğini, iddiaların soyut olduğunu, müvekkillerinin kusurunun bulunmadığını savunarak davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece davalılar …, …, …, … ve … haklarında açılan davaların takipsiz bırakılıp yenilenmediği gerekçesiyle bu davalılar hakkında davanın açılmamış sayılmasına, diğer davalılar yönünden davanın reddine dair verilen karar temlik alan TMSF vekilinin temyizi üzerine Dairemizce onanmıştır.
Bu kez temlik alan TMSF vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, temlik alan TMSF vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, temlik alan TMSF vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK 442. maddesi gereğince REDDİNE, temlik alan TMSF’den harç ve ceza alınmasına yer olmadığına, 18.02.2021 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Bozma kararına ekli karşı oy doğrultusunda karar düzeltmenin kabulü ile hükmün bozulması görüşünde olduğumuz için çoğunluğun karar düzeltme isteminin reddi kararına katılmıyoruz.