Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2018/5865 E. 2019/7165 K. 13.11.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/5865
KARAR NO : 2019/7165
KARAR TARİHİ : 13.11.2019

MAHKEMESİ : ANKARA 3. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA

Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 08.11.2018 tarih ve 2018/365-2018/392 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının 1969 yılından itibaren peynir üretimi ve satışı alanında faaliyet gösterdiğini, “DOĞRULUK” lider markası altında çok sayıda markasının bulunduğunu, TPMK nezdinde 29. sınıfta yer alan mallar için 2012/106900 sayılı “DOĞRULUK M.E+şekil” ibareli marka başvurusuna davalı tarafından yapılan itiraz sonrasında “süt ve süt ürünleri (tereyağ dahil), yenilebilir bitkisel yağlar” emtialarının başvuru kapsamından çıkartıldığını, karara yapılan itirazlarının ise TPMK YİDK tarafından red edildiğini, oysa ki itiraza mesnet “M.E.” ibareli markanın zayıf bir marka olduğunu, davacı markası ile karıştırılmayacağını, ticaret unvanının ayırt edici ibaresinin de “DOĞRULUK” ibaresi olduğunu ileri sürerek TPMK YİDK’nın 2014-M-12273 sayılı kararının iptaline karar verilmesini istemiştir.
Davalı kurum vekili, kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı şirket vekili, davalı şirketin 1960’lı yıllardan itibaren özellikle peynir, kaşar peyniri üretimi ve satışı ile iştigal ettiğini, “M.E.” markalı ürünlerinin satış faaliyetleri ile Türkiye’de tanınmış olduğunu, 99/007984 sayılı “M.E” markasının 07.06.1999 tarihinde davalı adına tescil edildiğini, başvuru markasının itiraza mesnet markalar ile çok benzer olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, çekişme konusu başvuru kapsamından çıkartılan “Süt ve süt ürünleri (tereyağ dahil), Yenilebilir bitkisel yağlar” emtiasının itiraza mesnet marka kapsamındaki emtia ile aynı/aynı tür veya benzer olduğu, davacı markasında yer alan “DOĞRULUK” ibaresinin markalar arasındaki benzerliği ortadan kaldıracak güçte olmadığı, davacının “DOĞRULUK” ortak unsurlu önceki tarihli marka tescillerine dayalı müktesep hak iddiası bulunmakta ise de, önceki tarihli marka tescillerinin hiç birisinin huzurdaki davada çekişme konusu olan “M.E” ibaresini içermediği, davacının dava konusu marka başvurusu bakımından önceki tarihli marka tescillerinden kaynaklanan müktesep hakkı bulunmadığı, sunulan deliler arasında tanınmışlıkla ilişkilendirilebilecek veya tanınmışlık değerlendirmesinde dikkate alınabilecek bir veriye rastlanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 8,50 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 13/11/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.