YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/5868
KARAR NO : 2022/7533
KARAR TARİHİ : 31.10.2022
MAHKEMESİ :TÜKETİCİ MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Tüketici Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 02.11.2018 tarih ve 2018/208 E. – 2018/558 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından duruşmasız, fer’i müdahil … vekili tarafından ise duruşmalı olarak istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, duruşma için belirlenen 22.09.2020 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. …, davalı …Ş. vekili Av….ile davalı yanında fer’i müdahil vekili Av. … dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin hesap açarak 1999 yılında Ege Bank A.Ş.’ye para yatırdığını, davacının parasının isteği dışında usulsüz olarak Ege Bank Off Shore Ltd. adlı bankaya aktarıldığını, müvekkilinin talep etmesine rağmen parasını geri alamadığını ileri sürerek, davacının yatırdığı paranın davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı ve fer’i müdahiller vekilleri, husumet, zamanaşımı, hak düşürücü süre ve esasa ilişkin savunmalarda bulunarak davanın reddine karar verilmesini istemişlerdir.
Mahkemece, davanın kabulü ile, 1.000,00 TL’nin 16.12.1999, 97.000,00 TL’nin 21.04.2015 tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı banka vekili ve fer’i müdahil … vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekili ve fer’i müdahil … vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekili ve fer’i müdahil … vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, takdir olunan 2.540,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalı bankaya iadesine, fer’i müdahil …’den harç alınmasına yer olmadığına, 31/10/2022 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(K)
KARŞI OY
1-Dava, off shore bankasına yatırılan paranın haksız fiil hükümlerine göre, banka yönetimine el koyan ve borcu üstlenen …’den ve bankayı …’den devir alandan tahsili istemine ilişkindir.
2-Somut olayda, davacının parayı 1999 yılında bankaya yatırdığı, ilk davasını Ege Bank’a karşı 2011’de açtığı, Mahkemece davanın öncelikle akidi olan off shore bankasına karşı dava açması, oradan tahsil edememesi halinde Türkiye’deki bankaya dava açması gerektiği, diğer bir anlatımla erken açıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği ve kararın 2005 yılında onanarak kesinleştiği, davacının ilk kez 2011 yılında Egebank Türkiye’yi devir alan ING Bank’a karşı dava açtığı, bu davada verilen kararın bozulmasından sonra 2014 yılında davacının 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’ne de … aleyhine dava açtığı bu davanın önceki off shore bankasına karşı açılan davayla birleştirildiği, …’nin kendisine karşı açılan gerek 2014 tarihli davada, gerekse 2015 yılında yapılan ıslah dilekçesine karşı süresinde ve usulüne uygun şekilde ZAMANAŞIMINI ileri sürdüğü anlaşılmaktadır.
3-Yargıtay İBKBGK’nın 22.04.2022 tarihli ve 2021/7 Esas 2022/2 Karar sayılı kararı gereğince, mudilerin off shore alacaklarının tahsiline yönelik açtıkları davalarda zamanaşımının başlangıcının tespitinde off shore hesabına aktarma tarihi esas alınarak, her halükarda 10 yıllık zamanaşımı süresinin esas alınması gerektiğine ilişkin “Zararın doğduğunun öğrenilmesi bir yıllık nispi zamanaşımı süresinin başlangıcı için önemli ise de, Kanundaki “her halde zararı müstelzim fiilin vukuundan itibaren on sene” şeklindeki kesin ifade karşısında, on yıllık mutlak zamanaşımı süresinin başlangıcının zararın doğduğu tarih değil, zarar verici fiilin gerçekleştiği tarih olduğu” şeklindeki içtihadı karşısında, paranın bankaya yatırıldığı 1999 tarihin üzerinden 10 yıl geçtikten sonra açılan dava niteliğinde olduğu ve süresinde zamanaşımı def’inin davalı … tarafından ileri sürüldüğü dikkate alınarak bu davalı yönünden davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken davanın kabulüne dair mahkeme kararını onayan Daire çoğunluk görüşüne katılmıyorum.