Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2019/1019 E. 2020/3735 K. 01.10.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/1019
KARAR NO : 2020/3735
KARAR TARİHİ : 01.10.2020

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 14/10/2016 gün ve 2016/914 – 2016/838 sayılı kararı onayan Daire’nin 10/12/2018 gün ve 2017/925 – 2018/7798 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı banka nezdindeki hesabında bulunan 137.243,18 USD’nin, 26.01.2006 tarihinde bilgileri ve talimatları olmadan diğer davalının hesabına aktarıldığını öğrendiklerini, bankanın gerekli özeni göstermediğini, diğer davalı … ‘ın da haksız yarar sağladığını ileri sürerek, anılan miktarın müştereken ve müteselsilen davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri, ayrı ayrı davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı ile davalı … arasında bankacılıkla ile ilgili bir sözleşme bulunmadığı, ileri sürülen dava konusu zararın esasında davalı bankanın zararı olduğu, davacının isteğini sözleşmenin tarafı olan davalı bankaya yöneltmesi gerektiğinden davalı … hakkındaki davanın husumet nedeniyle, davalı banka yönünden ise, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının soruşturma dosyasında dinlenilen davalı banka çalışanlarının “davacı ile davalı …’ın beraber bankaya geldiklerini, vize işlemleri için davalı … hesabında bulunan paranın davacı hesabına geri iade edilmek üzere yatırıldığını” belirttikleri, davacının kardeşi olan …’ın da ifadesinde “paranın …’a ait olduğunu, vize işlemleri için geçici olarak davacı hesabına aktarıldığını, davacının böyle bir davayı neden açtığına ailesinin bir anlam vermediğini” belirtmesi karşısında, 26.01.2006 tarihinde yapılan dava konusu havalenin davacının bilgisi ve rızası ile yapıldığının kabulü gerektiği gerekçesiyle, davalı banka hakkındaki davanın esastan reddine dair verilen kararın davacı vekili tarafından temyizi üzerine karar Dairemizce onanmıştır.
Davacı vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 20,80 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 477,45 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davacıdan alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 01/10/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.