YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/1025
KARAR NO : 2020/3313
KARAR TARİHİ : 30.06.2020
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Çorlu 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 23/12/2016 gün ve 2016/509 – 2016/602 sayılı kararı bozan Daire’nin 06/11/2018 gün ve 2017/937-2018/6812 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, davalı … şirketi tarafından 14.04.2012 tarih ve 0001-0110-01562471 nolu poliçe kapsamında sigortalı bulunan müvekkiline ait işyerinde, 08.09.2012 tarihinde Orion AVM bünyesinde meydana gelen yangın sonrasında emtiaların tamamının kullanılamaz hale geldiğini, ayrıca işyerindeki demirbaşların da hasar gördüğünü ileri sürerek, her türlü fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, davacı müvekkil şirkete ait işyerinde meydana gelen hasarın (emtia bedeli, dekorasyon bedeli, demirbaş bedeli, alternatif işyeri masrafları, iş durma tazminatı ve kira kaybı), şimdilik 1.000 TL’nin davalıdan tahsiline, hükmedilecek tazminata hasarın meydana geldiği 08.09.2012 tarihinden itibaren ticari faiz işletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiş olup, 02.06.2015 tarihli ıslah dilekçesiyle dava konusu alacağı 213.963,73 TL olarak ıslah etmiştir.
Davalı vekili, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, sigorta konusu işyerinde yangın ve işyerinin bulunduğu AVM’nin çatısından sızan sular nedeniyle oluşan iki farklı hasar meydana geldiğini, çatıdan kaynaklanan hasarın teminat dışında kaldığını, emtia üzerinde bilimsel ve tıbbi uzman incelemesi yaptırılmadan tamamının kullanılamaz olduğunun söylenmesinin hatalı olduğunu, davacıya ödenebilecek tazminat miktarının eksper raporu ile belirlendiğini, bunun dışında kalan istemlerinin teminat dışı ve fahiş olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiş, ıslah talebine karşı zamanaşımı def’i ileri sürmüştür.
Mahkemece, uyulan Dairemiz bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, davacının söz konusu yangın sebebiyle oluşan zararının poliçe kapsamında tazminini talep ettiği, davacının talep edebileceği zararın tespitinin teknik inceleme gerektirdiği, bu nedenle belirsiz alacak davası açılmasında yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, ıslah ile talep edilen bedelin zamanaşımına uğramamış olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne, 213.963,73 TL’nin tahsiline dair verilen karar davalı vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizce bozulmuştur.
Bu kez davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 20,80 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 477,45 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davacıdan alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 30/06/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.