Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2019/1219 E. 2020/3993 K. 12.10.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/1219
KARAR NO : 2020/3993
KARAR TARİHİ : 12.10.2020

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 10/03/2016 gün ve 2014/590 E. – 2016/226 K. sayılı kararı bozan Daire’nin 21.11.2018 gün ve 2017/901 E.- 2018/7243 K. sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirkete ait antrepoda bekleyen 17.09.2013 antrepo giriş tarihli beyanname kapsamında 391 kap ve 20.09.2013 antrepo giriş tarihli beyanname kapsamındaki 507 kap çorap muhteviyatı eşyanın antrepo giriş tarihinden takip tarihine kadar ödenmemiş ardiye ücretinin tahsili için Bakırköy 15. İcra Müdürlüğü’nün 2014/1412 E. sayılı dosyasından icra takibi yapıldığını, davalı şirketin haksız olarak borca itiraz ettiğin ileri sürerek Bakırköy 15. İcra Müdürlüğü’nün 2014/1412 E. sayılı dosyasına vaki her türlü itirazın iptaline, haksız ve kötü niyetli itiraz nedeniyle %20′ den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Bu kez davalı vekili karar düzeltme talebinde bulunmuştur.
1-Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiç birisini ihtiva etmeyen diğer karar düzeltme istemlerinin reddi gerekmiştir.
2-Dava, antrepo ücretinin tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı tarafça yapılan icra takibinde, davalı şirketçe ithal edilen emtianın davacı antreposuna boşaltıldığı tarihten icra takip tarihi 05.02.2014 tarihine kadar olan işlemiş ardiye ücreti talep edilmiş, davalı taraf ise ithalata konu emtia için serbest dolaşıma giriş beyannamesi verildiğini, bu aşamada gümrük idaresince yürütülen soruşturma kapsamında fiili ithalata izin verilmeyerek malların çıkışının durdurulduğunu, davalının üzerine düşen yükümleri yerine getirdiğini, sorumluluğun dava dışı gümrük idaresinde olduğunu savunmuştur.
Mahkemece, eşyaların antrepo beyannamesi ile antrepoya boşaltıldığı tarihler ile idare tarafından çıkışlarının durdurulduğunun davacıya bildirildiği 31.10.2013 tarihi arasında geçen sürede işlemiş antrepo ücretinden davalının sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dosya kapsamından, davaya konu davalının ithal ettiği emtianın 17.09.2013 ve 20.09.2013 tarihli antrepo beyannameleri ile davacı antreposuna boşaltıldığı, davalı tarafça anılan emtia için 23.09.2013 tarihli serbest dolaşıma giriş beyannameleri verildiği, 02.10.2013 tarihli müfettiş raporu ile gönderici firma adına düzenlenen menşe belgeleri sahte olduğundan kaçakçılıkla ilgili soruşturma işlemleri sonuçlanıncaya kadar beyanname muhteviyatı eşyaların mükellefine teslim edilmemesi hususunun Halkalı Gümrük Müdürlüğü’ne bildirildiği, Gümrük İdaresince 31.10.2013 tarihli acele faks ile davacı antrepoya beyanname muhteviyatı emtianın çıkışının durdurulduğunun bildirildiği, davalı ithalatçı şirket yetkilileri hakkında açılan ceza davasının ise derdest olduğu anlaşılmaktadır.
Taraflar arasında emtianın antrepoya boşaltılmasıyla sözleşmesel ilişkinin kurulduğu tartışmasız olup, mahkemece bu tarihten itibaren emtianın çıkışının durdurulduğu 31.10.2013 tarihine kadar olan antrepo ücretinden davalının sorumlu tutulmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak, 31.10.2013 tarihinden itibaren takip tarihine kadar olan antrepo ücreti bakımından ise davalı ithalatçı şirket yetkilileri hakkında açılan ceza davası Bakırköy 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2014/269 E. sayılı dosyasında derdest olduğuna göre, anılan dosyanın sonucu beklenerek, kaçakçılık şüphesiyle çıkışı durdurulan emtia yönünden davalı tarafın herhangi bir kusurunun olup olmadığı değerlendirilerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmek üzere yerel mahkeme kararının bozulması gerekmekteyken; davalının davacıya karşı bu hususu ifa imkansızlığı kapsamında ileri süremeyeceği ve davacının ardiye ücretinin tümünü istemekte haklı olduğundan bahisle mahkemece verilen kararın bozulması doğru görülmediğinden Dairemizin 21.11.2018 tarih 2017/901 Esas, 2018/7243 Karar sayılı bozma ilamının kaldırılarak hükmün yukarıda açıklanan bu değişik gerekçeyle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) no’lu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair karar düzeltme istemlerinin reddine, (2) no’lu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 21.11.2018 tarih 2017/901 Esas, 2018/7243 Karar sayılı bozma kararının kaldırılarak hükmün yukarıda açıklanan bu değişik gerekçeyle BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin, temyiz ilam ve karar düzeltme harcının karar düzeltme isteyene iadesine, 12.10.2020 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY

Daire’nin 2017/901 esas, 2018/7423 karar sayı ve 21.11.2018 tarihli bozma ilamı gerekçesine, davalı yetkililerinin ceza davasında beraat etmiş olmalarının, davalının davacıya karşı akdi yükümlülüğünü ortadan kaldırmayacak bulunmasına, bu halde davalının 31.10.2013 tarihinden takip tarihine kadar ödeyeceği antrepo ücretini davadışı Gümrük İdaresinden rücuen talep edebilecek olmasına göre davalı vekilinin karar düzeltme isteminin reddi yerine yazılı şekilde karar düzeltme isteminin kabulüne ilişkin sayın çoğunluk görüşüne karşıyım.