YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/1261
KARAR NO : 2020/4361
KARAR TARİHİ : 22.10.2020
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 24.03.2009 gün ve 2007/289 – 2009/99 sayılı kararı onayan Daire’nin 24.09.2018 gün ve 2016/14199 – 2018/5604 sayılı kararı aleyhinde asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Asıl ve birleşen davada davacı vekili, müvekkili ile dava dışı …’ın Mediterran İnşaat Emlak Mimarlık Şehircilik Harita ve Ticaret Limited Şirketi’nin 1/2 oranında hissedarları olduğunu, davalı … ile müvekkilinin ise ayrı ayrı tek başlarına bu şirketi temsile ve ilzama yetkili olduklarını, müvekkili ile davalı Abdülkerim Bıçak arasında şirket faaliyetlerinden dolayı bir çok dava ve soruşturma dosyası bulunduğunu, davalı …’ın şirkete ait olan … İlçesi Koru Mahallesinde bulunan … ada … parselde kayıtlı, B Blok, Zemin Kat, … no.lu bağımsız bölümü ve C Blok, Zemin Kat, 5 no.lu bağımsız bölümü davalı …’a sattığını, çok düşük bir miktarın satış bedeli gösterildiğini, zaten davalıların akraba olup yapılan satışın muvazaalı olduğunu, davalı Abdülkerim Bıçak’ın şirketi temsil ve ilzam yetkisini aşarak şirketi zarara soktuğunu, müvekkili tarafından şirketin feshi ve tasfiyesi için açılan davanın devam ettiğini, davalıların satın aldıkları bağımsız bölümler için şirkete para ödemediklerini ileri sürerek, dava konusu bağımsız bölümlerin tapusunun iptaliyle şirket adına tapuya kayıt ve tescilini talep ve dava etmiştir.
Asıl ve birleşen davada davalı … vekili, davanın reddini istemiştir.
Asıl ve birleşen davada diğer davalı, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu taşınmazların satışlarının yapıldığı tarihte dava dışı şirketin davalı …’a 120.000 TL borcunun bulunduğu, satışların şirket kayıtlarına 120.000 TL bedelle kaydedildiği, dava konusu taşınmazların dava tarihi itibariyle her birinin değerinin 85.000 TL olduğu, taşınmazların usulüne uygun olarak satışlarının gerçek bedelle şirket kayıtlarına geçtiği, taşınmazların satışları sırasında tapuda sırf satış bedellerinin düşük gösterilmesinin muvazaa iddiasını kanıtlamayacağı, dava konusu taşınmazların bitişiğinde bulunan bağımsız bölümlerin tapudaki satış değerlerinin de yaklaşık olarak gösterildiği, taşınmazların muvazaalı olarak davalı …’a satıldığı iddiasının ispat edilemediği, davalı …’ın bu satışlarla şirketi zararlandırıcı bir eyleminin bulunmadığı gerekçesiyle, ispatlanamayan davanın reddine dair verilen kararın asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından temyizi üzerine karar Dairemizce onanmıştır.
Asıl ve birleşen davada davacı vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere ve davalı müdürün şirketi zarara uğrattığı iddiasının açılabilecek bir sorumluluk davasında tartışılacak olmasına göre, asıl ve birleşen davada davacı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, asıl ve birleşen davada davacı vekilinin karar düzeltme istemlerinin HUMK 442. maddesi uyarınca REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 151,80 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 954,90 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen asıl ve birleşen davada davacıdan alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 22.10.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.