YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/2256
KARAR NO : 2021/4700
KARAR TARİHİ : 02.06.2021
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 23.03.2016 gün ve 2014/29 – 2016/171 sayılı kararı onayan Daire’nin 20.02.2019 gün ve 2018/5348 – 2019/1401 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili bankanın kredi müşterisi olan dava dışı FMŞ İnşaat Tel. Ltd. Şti. lehine 22.05.2012 tarih, 338.000,00 TL miktarlı geçici teminat mektubu düzenleyip muhatabı davalı TOKİ’ye verdiğini, TOKİ’nın 20.09.2012 tarih ve 062851 sayılı talebi üzerine teminat mektubu bedelinin TOKİ’ye gönderildiğini, teminat mektubu lehdarları dava dışı Beymen Ltd. Şti. ve FMŞ Ltd. Şti. tarafından Kamu İhale Kurumu aleyhine açılan davada, Ankara 15. İdare Mahkemesinin 28.06.2013 tarihli kararı ile teminat mektubunun tazminine ilişkin TOKİ’nin işleminin hukuka aykırı olduğunun tespit edildiğini, ancak TOKİ tarafından işbu karara istinaden bedelin iadesi için dava dışı FMŞ Şirketinin borçlusu olduğu takip dosyalarında haciz emirlerinin yerine getirildiğini, ödemenin lehtara değil kendilerine yapılması gerektiğini ileri sürerek teminat mektubu bedeli olan 338.000,00 TL’nin TOKİ’den talep tarihi olan 11.11.2013 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun’un 2/2. maddesi gereğince ticari işlerde uygulanan temerrüt faizi/avans ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın müvekkiline değil lehtara yöneltilmesi gerektiğini kendilerinin tazmin talebinin idari mevzuata uygun olduğunu, bahse konu idari davanın tarafı olmadıklarını, icra dairesinin kararını uyguladıklarını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; gelir kaydı işleminin idari mahkeme kararıyla iptal edildiği, lehtar ile bankanın akdi ilişkisi olmadığı gibi alacak hakkı da bulunmadığı, yapılan icra takibi süresinde şikayetin incelenmesi üzerine görülen davaya ilişkin Yargıtay 12. Hukuk Dairesi kararının olaydaki iade olgusuna ilişkin olduğu, olayda geri ödemenin lehtara yapılması kararının da yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 338.000,00 TL’nin dava tarihi olan 23.01.2014 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsiline dair verilen karar davalının temyiz istemi üzerine Dairemizce onanmıştır.
Bu kez davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 31,10 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 520,95 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davalıdan alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 02.06.2021 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
1- Dava, haksız paraya çevrilen teminat mektubu bedelinin muhataptan iadesi istemine ilişkindir.
2- Banka teminat mektupları TBK’da düzenlenmeyen atipik sözleşmelerdendir. Teminat mektubu ile garanti veren banka, lehtarın alacaklısı olan muhataba iletilmek üzere teminat mektubunu teslim ettiği lehtara gayri nakdi kredi sağlamakta, muhataba da mektup üzerinde yer alan meblağı mektupta yer alan koşullarda ödemeyi garanti etmektedir.
3- Teminat mektubu verilmesine esas gayri nakdi kredi sözleşme banka ile lehtar arasında kurulmaktadır. Bu sözleşmede, lehtarın üçüncü kişi olan muhataba borcu garanti edilmekte, Öğretide de savunulduğu üzere, TBK 128 (eBK 110) maddesi uyarınca, lehtarın mektubun muhatabı olan üçüncü kişiye fiili (borcu) banka tarafından üstlenilmektedir (Ü. Tekinalp, Banka Hukukunun Esasları, İst.-1988, s.392; V.Doğan, Banka Teminat Mektupları, 3.B., Ankara-2005, s.135).
4- Keza, lehtar ile banka arasındaki kredi sözleşmesi, TBK’nın 129/2 maddesinde (eBK 111/2) tanımlanan tam üçüncü kişi yararına (teminat mektubunun muhatabı) bir sözleşmedir. Kredi sağlayan bankanın, muhatap adına teminat mektubu düzenlemesi ve onavermesi/göndermesi, muhatabı kredi sözleşmesinin tarafı yapmaz. Esasen banka ile üçüncü kişi muhatap arasında, teminat mektubu verilmesinden dolayı her hangi bir sözleşme ilişkisi de kurulmaz. Taraflar arasındaki ilişki sözleşme ilişkisi olmayıp, tek ilişki; garanti veren / garanti alan ilişkisidir. Bu ilişkide banka borç altına girerken, muhatap herhangi bir borç altına girmemektedir (Doğan, s.135).
5- Muhatabın bankaya karşı tek borcu, ancak haksız fiil sorumluluğu kapsamında MK 2 uyarınca, garanti veren bankaya yönelik dürüstlük kuralına aykırı bir davranıştan doğabilir. Bunun dışında, teminat mektubunun haklı / haksız paraya çevrilmesi, ancak lehtar ile muhatap arasındaki hukuki uyuşmazlık kapsamında incelenecek bir konu olup, bankanın teminat mektubunun paraya çevrilmesi nedeniyle bir zararının söz konusu olması durumunda, banka ile lehtar arasındaki kredi sözleşmesine istinaden kendi akidine yönelmesi gerekir.
6- Somut olayda, TOKİ tarafından teminat mektubu paraya çevrilmiş ise de, TOKİ’nin teminat mektubunu paraya çevirmede, garanti veren bankaya yönelik dürüstlük dışı bir davranışı iddia ve ispat edilemediğine göre, mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi ve bu kararın da Dairemiz’in 20.02.2019 tarihli ilamla onanmasını doğru bulmadığımızdan ve davalı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 20.02.2019 tarihli onama ilamının kaldırılması ve yerel mahkeme kararının yukarıda açıklanan gerekçelerle bozulması gerektiği görüşünde olduğumuzdan saygıdeğer çoğunluğun davalı vekilinin karar düzeltme isteminin reddine dair görüşüne katılmıyoruz.