Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2019/2606 E. 2020/1980 K. 24.02.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/2606
KARAR NO : 2020/1980
KARAR TARİHİ : 24.02.2020

MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 04/04/2017 tarih ve 2016/77 E- 2017/149 K. sayılı kararın davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi’nce verilen 22/02/2019 tarih ve 2018/791 E- 2019/183 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 1984 yılından beri yayıncılık sektöründe faaliyet gösterdiğini, “esen yayınları” tescilsiz markasıyla ülke çapında geniş bir tanınırlığa ulaştığını, 32 yıldır tescilsiz kullandığı marka adını 41. sınıfa ilişkin mal ve hizmetler bakımından tescil ettirmek üzere davalı Kuruma yaptığı 2014/83000 başvuru numaralı ve “esen” ibareli marka başvurularının, davalı Kurumca 556 sayılı KHK 7/l-(b) bendi gereğince reddedildiğini, ret kararına karşı yapılan itirazın incelenmesi neticesi 2015-M-12755 sayılı YİDK kararı ile kısmen redde karar verildiğini, redde gerekçe 2013/59791 sayılı ve “esen yayınevi” ibareli markanın ofset matbaacılık sektöründe faaliyet gösteren diğer davalı Esen Ofset Matbaacılık San ve Tic. A.Ş. adlı firmaya ait olduğunun anlaşıldığını, davalı marka başvurusunda her ne kadar marka adına “yayınevi” ibaresini yer almış olsa da aslında ofset matbaacılık alanıyla sınırlı hizmetler bakımından faaliyet yürüttüğünü, Markalarının 41. sınıftaki tüm hizmetler bakımından değil de, yalnızca “Dergi, kitap, gazete v.b. gibi yayınlanmasına hazır hale getirilmesi, okuyucuya ulaştırılmasına ilişkin hizmetler (global iletişim ağları vasıtasıyla anılan hizmetlerin sağlanması da dahil)” hizmetler için tescilli olduğunu, müvekkilinin 1984 yılından beri başarıyla yürüttüğü yayıncılık faaliyetine ilişkin kimi hizmetlerin davalı firma lehine marka adı altında tescil edilmesinin büyük bir haksızlığa neden olacağını ileri sürerek davalı TPMK YİDK’nın 2015-M-12755 sayılı kararın iptali ile, 2013/59791 tescil nolu “esen yayınevi” ibareli markanın tescil edildiği 41. sınıfa ait eşya listesinin “okuyucuya ulaştırılmasına ilişkin hizmetler (global iletişim ağları vasıtasıyla anılan hizmetlerin sağlanması da dahil)” kısmının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin sektöründe uzun yıllardan beri kendi emeği, çabası ile Türkiye çapında “Esen Ofset Matbaacılık San. ve Tic. A.Ş.” ve “Esen” olarak kendini tanıttığın, markasına yüksek tanınmışlık ve ayırt edicilik kazandırdığını, müvekkili firmanın ana sözleşmesinin tescil tarihinin 6 Nisan 1983 olduğunu, şirketin kurulduğu günden bu güne gerek ofset matbaacılık gerekse dergi, kitap, gazete vb. gibi yayınların basıma hazır hale getirilmesi hizmeti ile okuyucuya ulaştırılmasına ilişkin hizmetleri faaliyet konusu edindiğini, bu alanda ciddi yatırımlar gerçekleştirdiğini, davacı tarafın müvekkillerine ait ”esen” ibareli ticari unvanı ve markasını taklit
etmekte olduğunu, müvekkilin basmış olduğu kitaplardan da görüleceği gibi yayıncılık faaliyetleriyle de bulunduğunu, 2008 yılında “Müteferrika”, 2009 yılında “Akışkanlar Mekaniği II” 2010 yılında “Çanakkale Geçilmedi” 2010 yılında “Zihni Kullanmak – Ben Kimim?” adlı kitapların basımının müvekkili şirket tarafından yapıldığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı Kurum vekili, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İlk derece mahkemesi, iddia, savunma, toplanan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraf markalarında ortak unsur olarak yer alan ibare “ESEN” kelimesi olup, kelimenin konumlandırılışının birbirinden farklı olduğu, 556 sayılı KHK madde 7/1-b anlamında iltibas olmadığı, gerçek hak sahibi olduğunu iddia eden davacının 6 Nisan 1984 tarihinde kurulduğu, davacının ESEN markasının 1997 yılından bu yana kullanıldığı, Esen markasının 2008 yılından beri kullanımına ilişkin kanıtlar sunan davalıya göre davacının 41. Sınıf hizmet yönünden marka üzerinde öncelik hakkı bulunduğu, mevcut delillere göre dava konusu 41/04 sınıf hizmetler yönünden davacının 8/3 anlamında davalıya göre gerçek hak sahipliğinin olduğu gerekçesi ile TPMK YİDK iptal talebi yönünden, davalı şirket hakkındaki davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, TPMK aleyhine açılan YİDK iptal talebinin kabulü ile TPMK YİDK’nın 29/12/2015 tarih 2015-M-12755 sayılı kararın iptaline, hükümsüzlük talebi yönünden, TPMK yönünden hükümsüzlük talebinin husumet yokluğu nedeniyle reddine, diğer davalı yönünden hükümsüzlük talebinin kabulü ile, davalı adına tescilli 2013/59791 sayılı ESEN YAYIN EVİ ibareli markanın 41. sınıfta “okuyucuya ulaştırılamasına ilişkin hizmetler (global iletişim ağları vasıtasıyla anılan hizmetlerin sağlanmasıda dahil)” yönünden hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir.
Karara karşı, davalı vekili ile davalı Kurum vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İstinaf Mahkemesince, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, taraf markalarında ortak unsurun “ESEN” kelimesi olmasına rağmen kelimenin konumlandırılışının birbirinden farklı bulunması nedeniyle dava konusu ibareler arasında 556 sayılı KHK’nın 7/1-b maddesi anlamında iltibas olmadığı, bu itibarla 556 sayılı KHK’nın 7/1-b maddesine dayalı YİDK iptali davasının kabulüne karar verilmesinin yerinde bulunduğu, hükümsüzlük davası yönünden ise tarafların markaları arasında 556 sayılı KHK’nın 8/1-b maddesi anlamında iltibas bulunduğu, sunulan delillere göre davacının 41. sınıf hizmet yönünden marka üzerinde öncelik hakkının da bulunduğu, bu nedenle davalı adına tescilli markanın 41. sınıfta “okuyucuya ulaştırılamasına ilişkin hizmetler (global iletişim ağları vasıtasıyla anılan hizmetlerin sağlanmasıda dahil)” yönünden hükümsüzlüğüne karar verilmesinde de bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, davalılar vekillerinin istinaf başvurularının esas yönünden reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili ile davalı Kurum vekili ayrı ayrı temyiz etmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalılar vekilinin temyiz istemlerinin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 10,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalılardan ayrı ayrı alınmasına, 24/02/2020 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.