Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2019/2909 E. 2022/8012 K. 10.11.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/2909
KARAR NO : 2022/8012
KARAR TARİHİ : 10.11.2022

MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi’nce verilen 12.10.2017 gün ve 2017/462 – 2017/550 sayılı kararı düzeltilerek onayan Daire’nin 12.03.2019 gün ve 2017/5193 – 2019/2049 sayılı kararı aleyhinde davalı banka vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin Yurtbank A.Ş.’nin cazip reklam kampanyaları ve banka görevlilerinin devlet güvencesinde ve yüksek getirili olduğundan bahisle yönlendirmeleri sonucunda 27.08.1999 tarihinde bankanın… Şubesi’ne 15.300,00 USD para yatırarak off-shore hesap açtırdığını, vadesi dolmadan anılan bankaya el konulduğunu, en son fon tarafından bankanın ING BANK’a devredildiğini, müvekkilinin hesabındaki paranın off-shore hesabı olduğundan bahisle ödeme yapılmadığını iddia ederek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 15.300,00 USD alacağın vade sonuna kadar taahhüt edilen % 80 faiz ve sonrasında 3095 sayılı Kanun’un 2/2. maddesi uyarınca ve akdi faizden az olmamak üzere temerrüt faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ING Bank A.Ş. vekili, hisse devir tarihinden önceki işlemlerden kaynaklanabilecek hür türlü borcun TMSF tarafından üstlenilmesi sebebiyle ve 5411 sayılı Kanun m.107/5b-5, 107/6 ve 140 maddeleri gereğince TMSF’nin taraf olduğu sözleşmeler uyarınca müvekkili bankanın sorumlu olmadığını, bankaya husumet düşmediğini, davanın zamanaşımına uğradığını savunarak usulden ve esastan reddini istemiştir.
Fer’i müdahiller vekilleri, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama neticesinde, davacının tasarrufunu Yurt Bank A.Ş.’de değerlendirmek üzere başvuru yaptığı, banka görevlilerinin yönlendirmesiyle davacının tasarruflarının Yurt Security Off-Shore Bank hesabına aktarıldığı, Yurtbank A.Ş.’nin yöneticileri tarafından davacı ve onun durumundaki off-shore hesabı açtıranların iradelerinin fesada uğratıldığı, off-shore hesaplarına para yatıran kişilerin haksız ve hukuka aykırı bir fiile maruz kaldıkları, davacı ile banka arasındaki sözleşme gereğince bankanın müşterilerinin menfaatlerini korumakla görevli olduğu, davalı banka ile off-shore bankası arasında organik bir bağın bulunduğu, bu bağın mudiler aleyhine planlı, kasıtlı olarak kötüye kullanıldığı, davacının zarara uğratıldığı gerekçesi ile davanın kabulüne, 15.300,00 USD’nin 27.08.1999 tarihinden itibaren işleyecek 3095 sayılı Yasa’nın 4/a md. uyarınca kamu bankalarında aldığı ABD doları üzerinden bir yıl vadeli döviz hesaplarına uygulanacak faiz oranında hesaplanacak faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine dair hükmün davalı İng Bank A.Ş. vekili ve fer’i müdahil TMSF vekilince temyiz edilmesi üzerine Dairemizce düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
Bu kez, davalı banka vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere ve özellikle davalı vekilinin karar düzeltme dilekçesinde davanın zamanaşımına uğradığı yönünde herhangi bir itiraz ileri sürmemiş olmasına göre, davalı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK 442. maddesi gereğince REDDİNE, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalı bankaya iadesine, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 709,50 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davalı bankadan alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 10.11.2022 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY

Dava, davadışı Yurt Security Off-Shore Bank Ltd.Şti off-shore hesabına 27.08.1999 tarihinde yatırılan 15.300 USD’nin tahsili istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesinin 2016/1086 esas, 2017/311 karar sayı ve 11.04.2017 tarihli davanın kabulüne ilişkin kararın, davalı banka ve fer’i müdahil TMSF tarafından zamanaşımı def’i de dahil olmak üzere temyizi üzerine, Dairenin 12.03.2019 gün ve 2017/5193 esas 2019/2049 karar sayılı kararı ile düzeltilerek onanması üzerine bu kez davalı banka vekilince karar düzeltme isteminde bulunulmuş,
Sayın çoğunluk görüşü doğrultusunda yazılı gerekçe ile karar düzeltme istemi red edilmiştir.
Çoğunluğun, “davalının karar düzeltme dilekçesinde zamanaşımını ileri sürmemesi” gerekçesine katılamıyorum.
Somut uyuşmazlıkta uygulanan mülga 1086 sayılı HUMK 440 maddesine göre Yargıtay kararlarına karşı tefhim ve tebliğden itibaren 15 gün içinde, aynı madde de gösterilen sebeblerden dolayı karar düzeltme yoluna başvurulabilir. Bu hüküm karar düzeltme sebeblerini tahdidi olarak göstermiş olup dört tanedir. Hükümde öngörülen sebeblerin dışındaki bir sebebten dolayı karar düzeltme istenemez. Ancak karar düzeltme sebeblerinin sınırlı olması, bu sebeblerden hangisine dayanıldığının, dilekçede açıkça gösterilmesi gerektiği anlamına gelmemektedir. Esasen karar düzeltme isteminde bulunan tarafın Yasada öngörülen sebeblerden hangisine dayandığını dilekçesinde açıkça göstermesi gerektiğine ilişkin bir usul hükmüde yoktur. Gerçekten, 1086 sayılı HUMK 440 maddesinin son fıkrasında evvelce mevcut olan “mahkemei temyiz müstedii tashihin dermeyan ettiği esbab haricinde sair esbabı kanuniye taharri ve tetkik edemez” şeklindeki hüküm, 1711 sayılı Yasa ile yapılan değişiklikle kaldırılmış bulunmaktadır. Böylece karar düzeltme isteğine ilişkin dilekçede hangi sebeblere dayanıldığını gösterip açıklamak zorunluluğu kalmamıştır.
(HGK.27.06.1984 gün 11/305-750 sayı)
Davalı, temyiz dilekçesinde zamanaşımı hususunu da açıkça temyiz sebebi olarak göstermiş olup, davalının bu temyizi Daire kararında açıkca ve gerekçe gösterilmek suretiyle red edilmemiş, sair temyiz itirazları red edilerek karar harç yönünden düzeltilerek onanmıştır.
1086 sayılı HUMK 440/1 maddesinde “temyiz dilekçesinde ileri sürülüp hükme etkisi olan itirazların kısmen veya tamamen cevapsız bırakılması” ve 440/4 maddesinde de “Yargıtay kararının usul ve kanuna aykırı bulunması” karar düzeltme sebebleri arasında sayılmış olup davalı banka vekili karar düzeltme dilekçesinde bu sebeblere dayanmaktadır.
Yukarıda açıklanan HGK kararında da ifade edildiği gibi karar düzeltme sebeblerinden hangisine dayanıldığının açıklanmasına dahi gerek bulunmayan durumda, davalı banka vekilinin ileri sürdüğü karar düzeltme nedenlerine göre inceleme yapılması gerekmektedir.
Karar düzeltme yolu, Yargıtay’ın kararını kanuna belli sebeblerle yeniden gözden geçirmesini sağlamaya yönelik ve temyiz yolunu tamamlayıcı bir kanun yoludur. Amaç, Yargıtayın temyiz incelemesi sırasında yapmış olduğu hatalardan dönmesini ve onları düzelterek adaletin tecelli etmesini sağlamaktır.
Mudilerin off-shore alacaklarının tahsiline yönelik açılan davalarda zamanaşımının başlangıcının tesbitinde off-shore hesabına aktarma tarihinin esas alınması gerektiğine ilişkin Yargıtay İctihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulunun 22.04.2022 tarih ve 2021/7 esas, 2022/2 karar sayılı kararının davalı banka vekilince karar düzeltme dilekçesinin verildiği 09.05.2019 tarihinden sonra 08.10.2022 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanmış bulunmasına, davalı banka vekilinin ayrıca sunduğu 23.05.2022 tarihli dilekçesi ile de Y.İ.B.H.G.K kararına dayanmasına, davalının karar düzeltme dilekçesinde ileri sürdüğü sebeblere ve temyiz dilekçesine atıf yapılmış olmasına göre 22.04.2022 tarihli Y.İ.B.H.G.K kararı gereğince, davalı banka vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairenin düzeltilerek onama kararının kaldırılması ve yerel mahkeme kararının bozulması gerekirken yazılı şekilde davalı banka vekilinin karar düzeltme dilekçesinin reddine ilişkin sayın çoğunluk görüşüne karşıyım.