Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2019/3271 E. 2021/3690 K. 15.04.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/3271
KARAR NO : 2021/3690
KARAR TARİHİ : 15.04.2021

MAHKEMESİ : 1. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 04.04.2017 gün ve 2016/107 – 2017/100 sayılı kararı bozan Daire’nin 13.03.2019 gün ve 2019/773 – 2019/2100 sayılı kararı aleyhinde taraf vekilleri tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, davacı şirketin otomotiv sektöründe faaliyet gösterdiğini, ilk defa 1989 yılında tescil edilen ve devamında 2007’ye kadar değişik tarihlerde davacı adına tescilli “LEXUS” markaları bulunduğunu, markanın Türkiye dahil dünyanın pek çok ülkesinde tescilli olduğunu, davalı adına 195959 numara ile 9, 16, 28. sınıftaki mallar için tescilli ”LEXUS” markasının davacı adına tescilli tanınmış “LEXUS” markasının itibarından haksız kazanç sağlanmasına neden olduğunu ve ayırtedici karakterine zarar verdiğini ileri sürerek 556 sayılı KHK’nın 7/1-b , 8/1-b , 9, 14, 35, 42 ve Paris Sözleşmesinin 1. mükerrer 6. maddesi uyarınca ve ayrıca kullanmamadan dolayı davalı adına tescilli markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini, davalının tescilli markasının tescil kapsamı dışında kalan mallar üzerinde kullanılmasının davacıya ait marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, davalının eylemlerinin durdurulması ve önlenmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davacının teminat yatırması gerektiğini, davanın zamanaşımına uğradığını, tescil kapsamı dışında kullanımın söz konusu olmadığını, iddiaların haksız olduğunu, davacı markasının tanınmışlık düzeyinin yüksek olmadığını, davacının kötüniyet olgusunu ispat edemediğini, davalı markasının tanınmış olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Bozmaya uyulmakla yapılan yargılamada mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı markasının tanınmış marka olduğu, davalının davacıya ait tanınmış markanın itibarından haksız kazanç sağlamasına ve davacıya ait “LEXUS” markasının ayırt edici karakterine zarar vermesine neden olduğu gerekçesiyle davalı adına tescilli 95959 nolu ”LEXUS” ibareli markanın tescilli olduğu tüm sınıflar bakımından hükümsüzlüğüne, kullanmama nedeniyle hükümsüzlük talebi hakkında Anayasa Mahkemesinin iptal kararı dikkate alınarak esas hakkında bir karar verilmesine yer olmadığına, “parti ve disco ışığı, flaşör, gece lambası, kamp feneri, spot fener, ışıldak, çalışma lambası, spot fener lambası, el feneri” emtilarında tescili almadığı halde ve davacının tescili kapsamında bulunan emtia sınıfında davalının ticari olarak faaliyette bulunduğu anlaşıldığından bu ürünler yönünden marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, kullanımın durdurulmasına ve önlenmesine dair verilen karar davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce bozulmuştur.
Bu kez taraf vekilleri karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, taraf vekillerinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, taraf vekillerinin karar düzeltme isteğinin HUMK 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 31,10 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 520,95 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen taraflardan ayrı ayrı alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 15.04.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.