Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2019/3478 E. 2021/1072 K. 10.02.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/3478
KARAR NO : 2021/1072
KARAR TARİHİ : 10.02.2021

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 13.04.2016 gün ve 2014/1117 – 2016/325 sayılı kararı bozan Daire’nin 29/04/2019 gün ve 2018/1597 – 2019/3235 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkilinin dava dışı As Elektronik Teknik Servisleri San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin %10 ortağı, davalını ise aynı şirketin %81 ortağı ve aynı zamanda şirketin müdürü olduğunu, davalının dava dışı şirketin ve ortaklarının zararına sebep olduğunu, yasadan ve ana sözleşmeden doğan yükümlülüklerini ihlal ettiğini, yönetim yetkisini kötüye kullandığını, eşit işlem borcuna aykırı davrandığını, bilgi edinme hakkını engellediğini, uzun süre boyunca ortaklar kurulu toplantısının yapılmadığını, müvekkiline kâr payı ödenmediğini, davalının dava dışı As Elektronik Ltd. Şti.’nin diğer ortağı ile aynı iş kolunda ve aynı bölgede faaliyet gösteren Ersever Elektronik Ltd. Şti. isimli başka bir şirket kurduğunu ve kurulan bu şirketin müdürü olduğunu, bu haliyle davalının TTK 626. maddesi uyarınca rekabet yasağına aykırı hareket ettiğini, müşteri çevresini bu şirkete aktardığını, müvekkilinin ortağı olduğu şirketin içinin boşaltılarak yeni kurulan şirkete aktarıldığını, bilgi edinme hakkının engellenmesi üzerine müvekkilince İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi nezdinde açılan 2012/1174 Esas sayılı davanın derdest olduğunu, şirket defterlerinin usulüne uygun tutulmadığını, kötü niyetli ve basiretsiz yönetim nedeniyle şirketin zarar ettiğini yahut zarar etmiş gibi gösterildiğini, bu durumun davalının müdürü olduğu dava dışı Ersever Elek. Ltd. Şti.’nin kurulması sonrasında vuku bulduğunu, müvekkili aleyhine İstanbul Anadolu 15. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2013/558 Esas sayılı dosyasında ortaklıktan çıkarma davası açıldığını, işbu davanın anılan ortaklıktan çıkarma davası ile birleştirilmesi gerektiğini, dava sonuna kadar şirkete tedbiren kayyım atanması gerektiğini ileri sürerek 6102 sayılı TTK 630. maddesi uyarınca davalının As Elektronik Teknik Servisleri San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin müdürülüğünden azlini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; davanın reddini istemiştir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; dava dışı As Elektronik Teknik Servisler San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin müdürü olan davalının, dava dışı başka bir şirkette de ortaklar kurulundan izin almadan müdür olarak görev yaptığı, As Elektronik Şti.’nin ana sözleşmesinde, rekabet konusunda izin verildiğine dair maddenin bulunmadığı, bu açıdan davalının anılan şirketteki müdürlük görevinden azli için haklı nedenin oluştuğu, ancak müdürlükten azli istenen şirketin davalı olarak gösterilmediğinden, davanın usulden reddinin gerektiği, davanın “tasfiye memurunun azli” davası olarak kabul edilmesi halinde ise tasfiye memuru olarak davalının azlini gerektiren haklı bir nedenin tespit edilemediği gerekçesiyle davanın usulden reddine dair verilen karar davacı vekilinin temyiz istemi üzerinde Dairemizce bozulmuştur.
Bu kez davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 31,10 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 520,95 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davalıdan alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 10.02.2021 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY

Davacı vekili, müvekkilinin ortağı olduğu limitet şirket müdürünün haklı sebeple azlini ve şirkete tedbiren kayyım tayin edilmesini talep etmektedir.
İlk Derece Mahkemesince, azil için haklı sebep oluşmakla birlikte, şirket müdürünün azli davasında şirketin de davalı gösterilmesi gerektiği halde gösterilmemesi nedeniyle davanın husumetten reddine karar verilmiş, karar davacının temyizi üzerine, Dairemizce temyiz incelemesi sonucunda, müdürün azli davasında şirketin hasım gösterilmesinin zorunlu olmadığı gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
Uyuşmazlık, limited ortaklıkta müdürün haklı sebeple azli istemi ile açılan davada, husumetin şirkete de yöneltilmesinin gerekip gerekmediğine ilişkindir.
6102 sayılı TTK’nın 623. maddesinde “şirketin yönetimi ve temsilinin şirket sözleşmesi ile düzenleneceği, şirketin sözleşmesi ile yönetimi ve temsilinin, müdür sıfatını taşıyan bir veya birden fazla ortağa veya tüm ortaklara ya da üçüncü kişilere verilebileceği” öngörülmüştür. TTK 630/2 maddesindeki hükme dayanılarak mahkemenin müdahale ettiği ilişki, şirketle müdür arasındaki TTK 623. maddesinde düzenlenen vekalet akdi ilişkisi olup bu ilişkiyi sonlandıran bir davada verilecek karar şirketin de menfaatini ilgilendirecek olmakla, davalı müdürün dışında, şirketin de davada bağımsız bir şekilde temsil edilmesi ve her ikisinin de azil davasında birlikte hasım olmaları gerektiğinden ve ayrıca azil istemi dışında şirkete kayyım tayini istemi de bulunduğu halde, davada şirkete husumet yöneltilemeyeceğine ilişkin Daire çoğunluk görüşüne karşıyız.