YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/3553
KARAR NO : 2021/3675
KARAR TARİHİ : 15.04.2021
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Mersin 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 23.03.2017 gün ve 2015/265 – 2017/94 sayılı kararı bozan Daire’nin 02.04.2019 gün ve 2017/3232 – 2019/2536 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin Vietnam’dan ithal ettiği dondurulmuş balık emtiasının Mersin’e davalı gemi acentesi aracılığı ile taşındığını, taşıma sonucunda ürünün tamamının bozulduğunu ileri sürerek, mal bedeli 28.800 USD ile diğer zarar kalemlerine ilişkin 8.061,20 TL’nin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkiline doğrudan dava açılamayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davanın kabulü ile 28.800,00 USD ve 8.061,20 TL’nin faiziyle davalıdan tahsiline dair verilen kararın davalı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Davacı vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dava, davalı acentenin şahsi kusuru nedeniyle oluştuğu iddia edilen maddi zararın tazmini istemine ilişkindir.
Olay tarihinde yürürlükte bulunan 6762 sayılı TTK’nun 123,124,125. vd. maddeleri (yargılama sırasında yürürlüğe giren 6102 sayılı TTK’nun 109,110,111. vd. maddeleri) acentenin müvekkiline karşı haber verme ve gerekli önlemleri alma gibi yükümlülüklerini düzenlemekte ise de acentenin şahsi kusuru bulunması halinde mal sahibi de doğrudan acenteye dava açabilecektir.
Somut uyuşmazlıkta davacı taraf konteynerin limana geldikten sonra arızalandığını, soğutma görevini yapmadığını, davalı acentenin kontrol ve gözetim görevini yerine getirmediğini, görevini ihmal etmesi nedeniyle şahsen kusurlu olduğunu iddia etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından dava konusu malların taşındığı geminin 05.08.2011 tarihinde Mersin Limanı’na yanaştığı, 18.08.2011 tarihinde malların içinde bulunduğu konteynerin arızalandığı ve soğutma görevini yapmadığı, davalının 22.08.2011 tarihinde Gümrük Müdürlüğü’ne müracat ederek acenteliklerine bağlı gemi ile gelen Mersin Limanı’nda arızalanan konteynerdeki arıza giderilemediğinden ve malın bozulmamasını teminen numarası bildirilen refer konteynere aktarılabilmesi için izin talebinde bulunduğu, 22.08.2011 tarihinde gümrük ambar memuru, MİP görevlisi ve acente personeli imzaları ile Maersk Gemi Acenteliğine bağlı ve arızalı olan konteynerin orjinal mührü kırılıp içindeki emtianın yine Maersk Gemi Acenteliğine bağlı konteynere aktarılarak acente mührü tatbik edildiği, davalı tarafından davacıya 22.11.2011 tarihinde gönderilen e-posta ile arıza nedeniyle konteynerin değiştirildiğinin bildirildiği, davacı tarafın 23.08.2011 tarihli cevabi e-postasında konteyner değiştirilmeden önce kendilerine haber verilmediği için oluşacak hasarda sorumluluk kabul etmediklerinin bildirildiği, davalının 24.08.2011 tarihinde gönderdiği e-posta ile konteyner değiştirme işlemi son derece hızlı yapılmış olmasına rağmen konişmentoda belirtilen dereceyi sağlayamadığı ve malda hasar oluşmuş olabileceğinden malı çekmeden önce davacının satıcısına ve mevcutsa sigortacısına haber vermesinin uygun olacağının bildirildiği anlaşılmıştır.
Buna göre yukarıda bildirilen Yasa hükümleri uyarınca davalı acentenin dava dışı müvekkiline karşı söz konusu emtiayı koruma, kontrol, gözetim, haber verme gibi yükümlülükleri olmakla birlikte genel hükümlere göre malın korunmasında gerekli basireti göstermemesi halinde mal sahibine karşı da sorumluluğu bulunduğu açıktır. Mahkemece yapılan yargılama neticesi davalı acentenin gerekli dikkat ve özeni göstermeyerek kusurlu olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün onanması gerekirken, yazılı gerekçe ile davalı yararına bozulmuş olduğundan, davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 02.04.2019 tarih 2017/3232E. 2019/2536 K. sayılı bozma ilamının kaldırılarak hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 02.04.2019 tarih 2017/3232 E. 2019/2536 K. sayılı bozma ilamının kaldırılarak mahkeme kararının ONANMASINA, ödediği karar düzeltme harcının isteği halinde karar düzeltme isteyen davacıya iadesine, peşin harcın onama harcından mahsubuyla davalıdan başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 15.04.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.