Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2019/3578 E. 2021/1128 K. 11.02.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/3578
KARAR NO : 2021/1128
KARAR TARİHİ : 11.02.2021

MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 14.07.2015 gün ve 2015/31 – 2015/241 sayılı kararı onayan Daire’nin 06.05.2019 gün ve 2018/1779 – 2019/3438 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkilinin “CEP” ibareli tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalı bankanın anılan markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki 2012/73060 sayılı 9, 35, 36, 38, 40, 41 ve 42. sınıfları kapsayan “İŞCEP PARAKOD” ibareli marka başvurusuna müvekkilince yapılan itirazın nihai TPMK YİDK kararıyla reddedildiğini, başvuru markasının müvekkiline ait markalar ile karıştırılamaya neden olacak düzeyde benzer olduğunu, aynı tür mal ve hizmetleri kapsadığını, tescili halinde seri marka algısı yaratabileceğini, başvurunun kötü niyetli olduğunu ileri sürerek YİDK’nın 2014-M-14733 sayılı kararının iptalini, tescili halinde başvuru markasının hükümsüzlüğünü talep ve dava etmiştir.
Davalı kurum vekili; markalar benzerliğin bulunmadığını, zira “CEP” ibaresinin başvuruya konu mal ve hizmetlerde ayırt ediciliğinin zayıf olduğunu, “CEP” kelimesine ilave edilen “İŞ” ve “PARAKOD” eklerinin başvuruyu davacı markalarından yeterince farklılaştırdığını, karıştırılma ihtimalinden de söz edilemeyeceğini, kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı banka vekili; markaların farklı olduğunu, karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, “İŞCEP” ibaresinin 2007’de, “PARAKOD” ibaresinin ise 2012’de marka olarak müvekkili adına tescil edildiğini, sonrasında bu iki ibarenin birleşiminden oluşan dava konusu marka tescili için başvuruda bulunulduğunu, tanınmış marka olup ayırt edici niteliğinin bulunduğunu, haksız yarar sağlanacağı ve markanın itibarına zarar vereceği iddialarının dayanaksız olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davanın reddine dair verilen karar davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce onanmıştır.
Bu kez davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 31,10 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 520,95 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davacıdan alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 11.02.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.