Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2019/3637 E. 2021/2334 K. 11.03.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/3637
KARAR NO : 2021/2334
KARAR TARİHİ : 11.03.2021

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 18.02.2016 gün ve 2014/322 E. – 2016/144 K. sayılı kararı onayan Daire’nin 24.04.2019 gün ve 2018/119 E. – 2019/3176 K. sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, davacı şirketin Raks Holding A.Ş. bünyesinde kurulan şirketlerden biri olduğunu, sermayesinin 100,000 YTL, toplam hissenin 10.000.000 adet olduğunu, davalıların bir dönem Raks Holding bünyesindeki şirketlerde çalışarak yönetim kurulu üyeliği ve diğer görevlerde bulunduklarını, bu dönemde güvenilir kişiler oldukları düşünülerek kendilerine emanet paylar verildiğini, davalılardan …’ın Beşiktaş 11. Noterliğinin 14.04.2016 tarihli ihtarıyla yönetim kurulu üyeliğinden istifa ettiğini, istifa eden davalının uhdesinde bulunan emanet payları iade etmediğini, gerek noter ihtarnamesindeki ve gerekse mahkeme dosyalarındaki beyanlarının HMUK 236. maddesi uyarınca ikrar niteliğinde olduğunu, davalının 10.03.2016 tarihli genel kurulda Raks Holding’e ait olduğunu bildirdiği emanet payları 3. kişilere devir ettiğini, bazı paylar üzerinde de tahrifat yaptığını, genel kurulun iptali amacıyla açılan davanın derdest olduğunu, anılan toplantıdaki kayıtlı sermaye miktarı ile temsil edilen sermaye miktarının farklı olduğunu ileri sürerek 10.03.2006 tarihli genel kurulda gerçek dışı hazirun cetvelinde görünen hisselere ilişkin devirlerin iptaline, bu hisselerin davacı şirkete ait olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalı … vekili, davalının 1998 yılından bu yana paydaş olduğunu, payların emanet olmadığını, payların değişik tarihlerde 3. kişilere devir edilerek ortaklıktan ayrıldığını, davanın zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı … vekili, davalının 1998 yılında şirket paydaşları …, … ve …’den hisse satın alarak % 29 oranında pay sahibi olduğunu, bu dönemde davacının dava konusu şirkette % 15 paydaş olduğunu, payların emanet olmadığını, şirketin vergi ve SSK borçlarından dolayı davalının borç altında olduğunu, icra takiplerine muhatap kaldığını, davacı beyanlarının çelişkili olduğunu, davacının dava konusu şirketin kuruluşundan uzun süre sonra 2002 yılında devir aldığı paylarla dava konusu şirkete ortak olduğunu, Raks Şirketler Grubu’nun tüzel kişiliği bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece davanın reddine dair verilen karar davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce onanmıştır.
Bu kez davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 31,10 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 520,95 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davacıdan alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 11.03.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.