YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/3738
KARAR NO : 2021/1717
KARAR TARİHİ : 25.02.2021
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 03.07.2017 gün ve 2014/894 – 2017/587 sayılı kararı onayan Daire’nin 06.05.2019 gün ve 2018/1735 – 2019/3420 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin ailesinin Büyükada’daki havuzlu villasını satıp birikmiş bütün paralarını ekleyerek davalı bankanın 4. … Şubesi’nde 30.06.1998 tarihli 740.000 USD ve 186.000 USD tutarlı döviz tevdiat hesapları açtırdığını, daha sonra hesapların TL cinsinden mevduata çevrildiğini, müvekkilin vadeli mevduat hesaplarından birisinin vade sonu olan 23.03.2000 tarihinde bakiyesinin 6.000.-TL olduğunu fark ederek şok yaşadığını, davalı bankaya göre toplam 926.000 USD ve yaklaşık 1.500.000.-TL’lik bir servetin 30.06.1998-23.03.2000 tarihleri arasında tüketildiğini, müvekkilinin davalı bankada faiziyle birlikte asgari 900.000.-TL mevduatının bulunması gerektiğini, mevduatın müvekkil tarafından çekilmiş gibi işlem gördüğünü, oysa ki müvekkilinin haberi olmadan sahte imzalarla çekildiğini ileri sürerek, 900.000.-TL maddi ve 100.000.-TL manevi tazminatın temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, bozma ilamı kapsamında kalan işlemlerden sonra 2000 yılının 4 ayına kadar davacının şifahi talimatlarına istinaden 59 adet işlem yapıldığı, davacının önceki tarihli bu işlemlere 1999, 2000 ve 2001 yıllarında itiraz edilmediği ancak dava tarihi itibariyle itiraz ettiği, davacının yazılı talimatı ve imzası bulunmadığı halde yapılmış olan tüm işlemlere itiraz etmeyerek, ses çıkarmayarak icazet verdiği, ayrıca bilirkişi heyetinin 01.06.2015 tarihli raporuna göre inceleme konusu olan 24.12.1999 açılış tarihli Şekerbank 4. … Şubesine ait vadeli hesap cüzdanı aslında, 24.12.1999 açılış tarihli Şekerbank 4. … Şubesine ait Vadeli Mevduat Kartı aslında, 23.03.2000 tarih ve 68.276.794.520 TL ”bedeli muhasebeden ödenmiştir” açıklamalı … ihbarlı mevduat hesabının kapanış yazısı bulunan muhasebe fişi aslında, atılı bulunan ve …’ye izafe edilen imzaların …’nin eli ürünü oldukları kanaatine varıldığının belirlendiği gerekçesiyle, davanın reddine dair verilen kararın davacı vekili tarafından temyizi üzerine karar Dairemizce onanmıştır.
Davacı vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınmadığı anlaşılan 123,60 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 520,95 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davacıdan alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 25.02.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.